Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15299 E. 2024/279 K. 15.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15299
KARAR NO : 2024/279
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli ve 2021/297 Esas, 2022/173 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Maktullere yönelik nitelikli kasten öldürme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Maktul …’e yönelik nitelikli yağma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a-c-d) bentleri ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/552 Esas, 2022/101 Karar sayılı kararı ile hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin mükerrer olarak yazılan kısımların çıkarılmasına ve yargılama giderine ilişkin bölümün değiştirilmesine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafinin temyiz sebepleri ; cezai ehliyet yönünden alınan raporun yeterssiz olduğu gerekçesiyle eksik incelemeye, haksız tahrikin varlığına, cezadan takdire bağlı indirim yapılması gerektiğine, ilişkindir.

B. Sanık … müdafinin temyiz sebepleri ; cebir ve şiddet, korkutma ve tehdit ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suçun ve suça iştirakin sabit olmadığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’ın diğer sanık …’im amcası olduğu ve aynı evde ikamet ettikleri, maktullerin ise sanıkların akrabaları olduğu, olay tarihinden bir gün önce sanıkların maktuller tarafından sipariş edilen harnup fidelerini maktullerin evine bıraktıkları ve bahçede onlara yardım ettikleri, sanıkların maktul …’teki altın bilezikleri gördükleri, saat 20:00 civarında arabayla ordan ayrıldıkları, sonrasında sanık …’ın borçlarının bulunması sebebiyle sanıkların birlikte maktulleri öldürme ve maktul …’ i yağmalamaya karar verdikleri, olay tarihinde sabah 07:00 sıralarında sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde maktullerin bulunduğu eve sanık …’ın kiraladığı araç ile geldikleri, sanık …’ın suçta kullandığı av tüfeği ile maktulleri otopsi raporlarında belirtilen biçimde öldürdüğü ve maktul …’e ait altın bilezikleri alarak olay yerinden ayrıldıkları, sonrasında bir kısım altınları nakde çevirdikleri olayda, sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme ve nitelikli yağma suçlarından uygulamalar yapıldığı, anlaşılmıştır.
2. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi, uzmanlık raporları, kamera görüntülerinin izlenmesine ilişkin tutanaklar, … kayıtları, maktul … … hakkında Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 25.05.2021 tarihli “kişinin ölümünün av tüfeği saçma taneleri yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar harabiyeti ile buna bağlı gelişen iç ve dış
kanama sonucu” görüşünü içeren otopsi raporu, maktul … hakkında Adli Tıp Kurumu … Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07.06.2021 tarihli “kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası kubbe ve kaide kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması ile av tüfeği saçma taneleri yaralanmasına bağlı mandibula, hyoid kemik, tiroid kartilaj ve çoklu omur kırıkları ile birlikte medulla spinalis yaralanması ve büyük damar yaralanmasından gelişen dış kanamanın müşterek etkisi sonucu meydana geldiği” görüşünü içeren otopsi raporu, sanık … hakkında … …Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi uyarınca düzenlenen 06.01.2022 tarihli sağlık kurulu raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar hakkında kurulan hükümlere ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci ve oluş şekli aynı kabul edilmiş ise de; hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin mükerrer olarak yazılan kısımların çıkarılması ve yargılama giderine ilişkin bölümün değiştirilmesi suretiyle düzeltilmesine karar verildiği, anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında düzenlenen sağlık kurulu raporu uyarınca suç tarihinde sanığı bulunduğu suçlara karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu oy birliği ile tespit edildiğinin anlaşılması karşısında eksik incelemenin bulunmadığı, sanıkların aşamalardaki ikrarları ve bunlarla uyumlu kamera görüntülerinin izlenmesine ilişkin tutanaklar ile otopsi raporları uyarınca eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçların işlenmesinde sanık …’ın diğer sanık …’e yönelik herhangi bir tehdit veya zorlamasının bulunmadığı, sanıklar hakkında belirlenen suçların vasıflarının tayini ile sanık …’ın nitelikli kasten öldürme ve nitelikli yağma ile sanık …’in nitelikli yağma suçlarına iştiraklerinin derecesinde isabetsizlik bulunmadığı, maktul …’e ait bir kısım altınların sanıkların ikametlerinin eklentisinde yapılan arama sonucu bulunduğu ve sanıkların etkin bir katkılarının olmadığı, bu haliyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu, maktullerden sanıklara yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ya da davranışın bulunmadığı, sanıklar hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dosya kapsamına göre ; olay tarihinde sanıkların maktul …’i yağmalamak amacıyla kiralık araç ile maktullerin ikametine gittikleri, sanık …’in diğer sanık …’ın talimatı doğrultusunda suçta kullanılan av tüfeğini araca koyduğu, sanık …’ın maktullere yönelik öldürme eylemlerini gerçekleştirdiği aşamada sanık …’in olay yeri olan ikamete girmediği, araçta beklediği ve gözcülük yaptığının anlaşılması karşısında, sanık …’in maktullere yönelik eylemlerinin nitelikli kasten öldürme suçlarına 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği
düşünülmeden, yazılı biçimde uygulamalar yapılması suretiyle fazla cezalar tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme ile sanıklar … ve … hakkında nitelikli yağma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/552 Esas, 2022/101 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanık … hakkında maktullere yönelik nitelikli kasten öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık … müdafinin temyiz sebebi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/552 Esas, 2022/101 Karar sayılı kararının “suçlara iştirakin derecesi yönünden” 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 7.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 18.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
KARŞI OY:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 nci maddenin birinci fıkrasında “suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur” ifadesiyle “faillik’’ kavramı açıklanmıştır. Faillik için, yeni TCK 37/1. maddesinde olay öncesi veya sırasında fikir ve irade birliği, olay üzerinde hakimiyetin birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu durumda, suçun işlenmesini sağlayan hareket üzerinde hakimiyet kuran herkes fail olabilecektir. Hareket üzerinde hakimiyet kurmak, birlikte irtikap etme şeklinde gerçekleşebileceği gibi, açık bir … bölümüne dayalı olarak hareketi birlikte gerçekleştirmeyi de kapsayabilir.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma (iştirak) aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin saptanması için, eylemin bir evresindeki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Çünkü, suç kastının mutlaka belli bir aşamada oluşması gerekmediği gibi, iştirak iradesinin de suç tamamlanıncaya kadar her aşamada oluşması mümkündür.
Somut olayda, sanık …’ın diğer sanık …’in amcası olduğu ve aynı evde ikamet ettikleri, maktullerin ise sanıkların akrabası olduğu, sanıkların olay tarihinden önceki gün maktul … …’nin talebi doğrultusunda bir kısım harnup tabir edilen meyve fidelerini maktullerin ikametine getirdikleri, bu fideleri bahçelerine ektikleri ve bahçe işlerinde yardımda bulundukları, buradan ayrılarak ikametlerine gittikleri esnada, sanık …’ın mevcut olan borçları nedeniyle maktul …’in kolunda gördüğü altın bilezikleri yağmalaya ilişkin kararını sanık …’e anlattığı, sanık …’in soruşturma aşamasındaki istikrarlı savunmalarında, amcası olan sanık …’ın maktulleri öldürerek…’te bulunan bilezikleri alacağını, dolayısıyla yağma planının uygulanmasının maktullerin öldürülmesi sonucu gerçekleşeceğini bildiği, sanıkların ertesi gün sabah saatlerinde gerçekleşecek eyleme ilişkin planı kendi ikametlerinde yaptıkları, hatta bu konuşmayı gören sanık …’ın eşi, sanık …’in yengesi olan tanık…’nın gizli konuşmayı fark etmesi üzerine sorulan soruyu kız meselesi konuştukları gerekçesiyle geçiştirdikleri,
Sanık …’ın talimatı doğrultusunda sanık …’in suçta kullanılan av tüfeğini olay yerine gitmek için kullandıkları ve sanık … tarafından olay öncesinde kiralanan araca koyduğu, sanıkların olay tarihinde sabah saatlerinde maktullerin ikametine gittikleri, sanık …’ın ikamete giderek maktulleri öldürdüğü ve maktul …’e ait 6 adet ziynet eşyasını aldığı, sanık …’in araçta kaldığını içeri girmediğini belirtse de olay yerinden elde edilen verilerin incelenmesine dair uzmanlık raporunda; maktullere ait ikametin giriş kapısı sağ duvar iç kısmı mutfak içi fayans yüzeyi ile mutfak giriş kapısı yanı kuzey duvarı fayans yüzeyinden elde edilen izin sanık …’in sol el avuç içi izi ile uyuştuğu, olay yerinden birlikte araba ile ayrıldıkları, yağmalanan ziynet eşyasının bir kısmının yine sanıklar tarafından birlikte bozdurulduğu, elde edilen bedelin bir kısmı ile sanıkların yeni cep telefonu aldıkları, kalan ziynetlerin ve suçta kullanılan av tüfeğinin saklanması amacıyla sanık … tarafından sanık …’e verildiği, bu sanık tarafından suç eşyalarının saklandığı anlaşılmıştır.
Sanık …’in diğer sanık …’ın maktullere yönelik nitelikli kasten öldürme suçlarına her aşamada katıldığı, eylemin başından beri diğer sanık … ile birlikte hareket ettiği, eylem için aldıkları kararın icra edilişinde plan dahilinde kendisine düşen görev ve işleri gerçekleştirdiği, eylemin öncesi, sırası ve sonrasındaki davranışları da dikkate alındığında, sanığın maktullerin öldürülmesine yönelik eylemlere 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi uyarınca “fail” sıfatıyla iştirak ettiği kanaati ile sayın çoğunluğun sanık …’in eyleminin TCK 39/1 maddesindeki yardım eden olduğuna dair görüşüne iştirak etmiyoruz.