Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/3408 E. 2023/10815 K. 07.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3408
KARAR NO : 2023/10815
KARAR TARİHİ : 07.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/487 E., 2015/946
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat, suça konu aracın müsadere talebinin reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/487 Esas, 2015/946 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine, suça konu aracın müsadere talebinin reddine, idari yaptırım hususunda gereğinin takdir ve ifası için Gümrük İdaresi’ne yazı yazılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi, yurtdışından getirilen aracın amacına uygun kullanılmadığına, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, sanık hakkında mahkûmiyet, araç hakkında ise müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde Jandarma Karakol Komutanlığı görevlilerince karakol komutanlığı önünde icra edilen yol kontrol uygulama noktasına gelen sanığın sevk ve idaresindeki … Bulgaristan plakalı BMW model otomobilin “4458 Sayılı Gümrük Kanununun 238 nci maddesi ve Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına ilişkin 1 seri numaralı tebliği hükümlerini ihlal eden araçlardan” olabileceği değerlendirilerek el konulduğu, yapılan incelemede aracın 17.09.2014 tarihinde Gümrük kapısından yurda girdiği, ancak süre sonu olan 16.03.2015 tarihinde yurtta kalış süresi dolduğu halde yurt dışı edilmediği veya Gümrüğe teslim edilmediği, aracın ruhsat sahibinin ise … olduğu anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmasında, aracın yurda girişinin yasal yollardan yapıldığını beyan ederek aracın kendisine iadesini talep etmiş, kolluk aşamasında alınan ifadesinde ise, aracı Bulgaristan Ülkesi vatandaşı arkadaşı …’dan aldığını, Rauf’un Edirne iline getirerek ve kullanımı için vekalet düzenleyerek, Türkiye’deki işlerini takip etmesi karşılığında kendisine bıraktığını, aracın ruhsat sahibinin kim olduğunu bilmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

3. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 22.10.2015 tarihinden temyiz incelemesi gününe kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamının incelemesinde, … adına kayıtlı … Bulgaristan plakalı aracın geçici ithalat rejimi kapsamında gümrük vergisi ödenmeksizin 17.09.2014 tarihinde gümrük kapısından yurda sokulduğu, yurtta kalış süresi dolduğu halde yurt dışı edilmediği veya Gümrüğe teslim edilmediği olayda; sanığın yurda ithal edemeyeceği ve geçici ithalat kapsamında dahi getiremeyeceği aracı, araç ruhsat sahibi dahi olmayan … isimli şahıstan aldığı vekaletnameye istinaden yurda sokmak suretiyle aracı yurt içinde bırakmak ve daimi olarak kullanmak amacıyla hareket ettiği, bu suretle eylemin geçici ithalat kapsamında değerlendirilemeyeceği, baştan itibaren kaçakçılık kastı ile hareket edildiği cihetle, atılı eyleminin 5607 sayılı Kanun’un 3 ncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturacağı ve suça konu aracın da müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya içeriği ile uyumlu olmayan gerekçeyle iade kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak aracın 5607 sayılı Kanun’un 13 ncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 ncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince MÜSADERESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.12.2013 tarihinde karar verildi.