YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6728
KARAR NO : 2024/650
KARAR TARİHİ : 22.01.2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/614 E., 2018/1111 K.
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
… 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2018 tarihli ve 2013/614 Esas, 2018/1111 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 04.09.2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.10.2023 tarihli ve 2023/6007 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111044 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2023 tarihli ve KYB-2023/111044 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, … Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 20/03/2013 tarihli ve 2013/1-55 sayılı mütalaasının “sahte belge düzenlemek” şeklinde verildiği, “sahte fatura kullanmak” eylemine ilişkin verilmiş bir mütalaa bulunmadığı, … Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2013 tarihli ve 2013/22752 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 08/03/2013 tarihli 2013-A-110/19 sayılı vergi suçu raporuna ve anılan mütalaaya uygun olarak sahte fatura düzenlemek suçundan kamu davası açıldığı, ayrıca birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan “sahte fatura kullanma” ve “sahte fatura düzenleme” suçlarının birbirine dönüşemeyeceği dikkate alınarak yazılı şekilde sanığın sahte fatura kullanmak suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı Kanun’un Kaçakçılık Suçları ve Cezaları başlıklı 359 uncu maddesinin (b) bendi, “…Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.” şeklindedir.
3. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.10.2022 tarihli ve 2022/11-153 Esas, 2022/641 Karar sayılı kararında; “…Vergi kaçakçılığı suçları içinde en sık işlenen suçlardan olan sahte belge düzenlemek veya kullanmak suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlardır. Bu bağlamda incelendiğinde; Vergi belgelerindeki sahteciliğin amacı; düzenleyen için komisyon almak suretiyle haksız kazanç sağlamak veya vergi doğuran faaliyetini vergi dairesi bilgisi dışında tutarak vergi ödememek; kullanan için ise gideri fazla gösterip matrahı düşürmek, dolayısıyla vergiyi az ödemek veya hiç ödememek ya da hakkı olmayan vergi iadesi veya indiriminden yararlanmaktır. Yine belirtilen suçlar yönünden suçun konusunun farklı olup olmadığına da değinmek gerekecektir. Vergi kanunlarına göre düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgeler her iki suçun da konusunu oluşturmaktadır. Ancak uyuşmazlık konusuyla ilgisi bakımından tek bir failin sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma eylemlerinin ikisini de gerçekleştirdiği durumlarda düzenlenen ve kullanılan söz konusu belgelerin aynı ya da farklı olmaları failin işlediği suç sayısının belirlenmesinde önem arz etmektedir. Örneğin; failin bizzat düzenlediği sahte belgeyi, kendi mükellefiyeti yönünden vergi dairelerine sunduğu beyannamelere konu etmesi durumunun söz konusu olmadığı bir olayda, kullandığı belgelerin, başka bir sahte belge düzenleyicisi tarafından hazırlanan belgeler; düzenlediği belgelerin ise kendi mükellefiyetine ya da başka mükelleflere ait belgeleri gerçeğe aykırı olarak doldurmak suretiyle tanzim ettiği veya tamamen sahte oluşturduğu ve üçüncü şahısların kullanması için verdiği belgeler olacağı, böyle bir durumda failin düzenlediği ve kullandığı belgelerin, yani suç konularının birbirinden farklılık arz edeceği açıktır. Maddede belirtilen sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma suçlarında failin hareketi de birbirinden farklılık arz etmektedir. Sahte belge düzenleme suçunun maddi unsurunun hareket kısmını; vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan belgelerin asıl veya suretlerinin kanuni şekle uygun olarak tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmesi oluştururken, sahte belge kullanma suçunun maddi unsurunun hareket kısmını; sahte belgenin deftere kaydedilmesinden sonra dahil edildiği beyannamenin mükellef tarafından vergi dairesine verilmesi oluşturmaktadır. Özel Dairenin yerleşik uygulamalarında da sahte belge düzenlemek veya kullanmak suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu kabul edilmekte, bu yöndeki Yargıtay uygulamasının doktrin tarafından da ağırlıklı olarak benimsendiği görülmektedir.” denilmek suretiyle “sahte fatura düzenleme” ve “sahte fatura kullanma” suçlarının birbirlerinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, birbirlerine dönüşemeyeceği kabul edilmektedir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında, 213 sayılı Kanun’un 367 nci maddesi uyarınca dava şartı olan … Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı 1 No’lu Rapor Değerlendirme Komisyonu’nun 20.03.2013 tarihli ve 2013/1-55 sayılı mütalaasının 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin olmasına, … Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2013 tarihli ve 2013/35246 Soruşturma, 2013/22752 Esas sayılı iddianamesiyle mütalaaya uygun olarak sahte fatura düzenleme suçundan dava açılmasına ve hükmün gerekçesinde de sanığın sahte fatura düzenleme suçunu işlediğinden bahsedilmesine rağmen, hüküm fıkrasında sanık hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2018 tarihli ve 2013/614 Esas, 2018/1111 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görüldüğünden; hüküm fıkrasının sanık … ile ilgili kısmının (B) bölümünün (1) ve (2) numaralı paragraflarında yer alan “kullanmak” ve “kullandığı” şeklindeki ibarelerin hükümden çıkartılarak, yerlerine sırasıyla “düzenlemek” ve “düzenlediği” ibarelerinin eklenmesine, kararın diğer kısımların aynen yerinde bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.