YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13820
KARAR NO : 2023/6362
KARAR TARİHİ : 16.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1910 E., 2021/1977 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun sarkıntılık suretiyle cinsel istismarı suçundan verilen düşme hükmü ile istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2018/490 Esas, 2019/424 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı; suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2019/1910 Esas, 2021/1977 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili ve Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kesin olarak esastan reddine; suça sürüklenen çocuk … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili ve Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.10.2022 tarihli ve 9-2021/113296 sayılı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik mağdurun on sekiz yaşını doldurması ve temyiz eden katılan …’nin temyiz hakkının olmaması gerekçesiyle temyiz talebinin reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan …’nin Temyiz İstemi
İlk Derece Mahkemesi ve İstinaf Mahkemesinin kararlarının hatalı olduğuna ve verilen kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; ”Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 08/06/2018 tarih ve 2018/6290 soruşturma, 2018/1976 esas sayılı iddianamesi ile; olay günü yukarıda kimlik bilgileri yazılı SSÇ’ lerin … İlçesi … Parkında mağdur …’ü organ sokmak suretiyle cinsel olarak istismar ettikleri iddiasıyla suça sürüklenen çocukların eylemlerine uyan Türk Ceza Kanunu 103/2, 31/3, 63,56 yollamasıyla 5395 Sy Yasa 5-11. Maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de; SSÇ’lerin tüm aşamalarda istikrarlı savunmalarda isnat edilen suçlamayı kabul etmedikleri, Mağdur …’ün 23/03/2018 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı’nda vermiş olduğu ifadesinde … İmam Hatip Lisesi 10. Sınıf öğrencisi olduğunu, 8. Sınıfın 2. Döneminde karne almaya yakın bir zamanda parka kardeşini aramaya gittiğini burada daha önceden de sevdiği ancak kendisinden karşılık bulamadığı SSÇ …’ın yanına gittiği, SSÇ …’ın yanında diğer SSÇ …’ın da olduğu, parkın içerisinde bulunan tuvalette SSÇ …’ın kendisinin rızası dahilinde poposunun içine penisini soktuğunu, bu esnada diğer SSÇ …’un kapıda nöbet beklediğini ve daha sonra ise rızası hilafına SSÇ …’un diğer SSÇ … kapıda nöbet tutmakta iken kalçasına zorla penisini sokmak suretiyle kendisiyle cinsel birliktelik yaşadıklarını beyan ettiği, mahkememiz huzurunda vermiş olduğu beyanlarında ise öncelikle SSÇ …’ın ‘bizimle ilişkiye gir yoksa seni annene ve babana söyleriz’ şeklindeki tehdidi sonucu ve rızası hilafına yine SSÇ …’un ise kendisini elindeki jiletle korkutması sonucu rızası dışında SSÇ’lerin söz konusu eylemleri gerçekleştirdiklerini beyan ettiği, görüldüğü gibi mağdure beyanlarının soyut ve çelişkili olduğu, Mağdure ve katılan …’ün olay tarihinde genital muayene için Mardin Devlet Hastahanesi’ne gittikleri yönünde beyanda bulunmalarına rağmen Mardin Devlet Hastahanesi’nin 981 sayılı müzekkere cevabında 2016 Ekim ayında böyle bir kaydın bulunmadığının belirtildiği, mağdure zorla organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçu gibi ağır ve nitelikli bir suça maruz kaldığını iddia etmesine hemen olay sonrası şikayette bulunmayıp iddia edilen olaydan yaklaşık 2 yıl sonra şikayette bulunmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği , Adli Tıp Kurumu’nun 2018/576 sayılı 17/05/2018 tarihli raporunda mağdurenin yapılan genital muayenesinde hymen intakt(sağlam) yapıda olduğu, akut veya kronik fiili livata bulgusuna rastlanmadığına ilişkin tespiti ve talimatla ifadesi alınan tanıkların görgüye dayalı bilgisinin de olmadığı birlikte değerlendirilmekle; ceza muhakemesinde sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu dikkate alınarak SSÇ’lerin üzerine atılı ‘Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı’ suçu nedeniyle cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, yüklenen suçun SSÇ’ler tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle şüphenin sanık lehine yorumlanması neticesinde SSÇ …’ın beraatine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle üzerine atılı ‘Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı’ suçu sabit olmasa da SSÇ …’ın müdafi eşliğinde … Cumhuriyet Başsavcılığı’nda 24/03/2018 tarihinde alınan beyanlarında mağdure ile rızası dahilinde öpüştüğünü ikrar etmesi ve tüm dosya kapsamından SSÇ …’ın mağdur …’e yönelik eyleminin ‘Sarkıntılık Düzeyinde Kalan Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunu’ oluşturduğu ve bu haliyle 5237 sayılı TCK’nın 103/1-2. Cümlesi kapsamında kaldığı, TCK 103/1-son cümlesinde düzenlen ‘Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması halinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikayetine bağlıdır.’ hükmü gereğince suçun failinin çocuk olması hâlinde bu suçtan soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlı olduğu ancak somut olayda şikayet hakkının 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde kullanılmadığı, dolayısıyla süresi içerisinde usule uygun olarak yapılımş bir şikayetin bulunmadığı anlaşıldığından SSÇ … hakkındaki davanın şikayet yokluğu nedeniyle CMK’nın 223/8.maddesi uyarınca düşmesine karar vermek gerekmiş” gerekçesiyle suça sürüklenen çocuk … hakkında beraat, suça sürüklenen çocuk … hakkında düşme kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde yer verilen; “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar” ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan …’nin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan …’nin temyiz dilekçesinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan …’nin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2019/1910 Esas, 2021/1977 Karar sayılı kararında katılan … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.10.2023 tarihinde karar verildi.