YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/913
KARAR NO : 2024/343
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/6201 Değişik iş
SUÇ : Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
… Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2021 tarihli ve 2019/198334 Soruşturma, 2021/39363 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.06.2021 tarihli ve 2021/6201 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 06.06.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.01.2023 tarihli ve 2022/261 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/6321 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/6321 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekiler vekilinin şikayet dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kendilerine ait taşınmazı emlakçılık yapan şüpheli ……vasıtasıyla diğer şüpheliler …ve……e 1.150.000,00 Türk lirası karşılığında anlaşarak sattıkları, şüpheliler …ve …’in satış sırasında sahte bir tapu belgesini teminat olarak göstererek borcun bir kısmını ödeyip geri kalan kısmını ödemedikleri, sattıkları taşınmazlarıyla ilgili olarak kısa bir süre içinde üç kez devir işlemi yapıldığı, şüphelilerin işbirliği içinde hareket ettiklerinden bahisle şikayetçi olması üzerine; Cumhuriyet savcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde olayın hukuki ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Somut olayda şüpheli… ve…nın da kollukça alınan ifadelerinde müştekilerden aldıkları taşınmazı şüpheli …’e sattıklarını, kendilerinin de …tarafından dolandırıldıklarını, … 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/436 esas sayılı dosyasında husumetli olduklarını beyan ederek şikayetçi olduklarının anlaşılması karşısında, söz konusu taşınmazın devrine ilişkin tapu kayıtları, şüpheli…’ın ifadesinde bahsettiği … 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/436 esas sayılı dosyası ile diğer şüpheliler … ve…’ten Polis merkezine giderek şikayetçi olduklarını belirttiği soruşturma dosyasının tespit ve celp edilerek incelenmesi, şüpheli …’ün ifadesi alındıktan ve şüpheliler haklarında benzer eylemlerden dolayı soruşturma yapılıp yapılmadığının araştırılması, ayrıca Bayat (…) Cumhuriyet Başsavcılığının 31/08/2020 tarihli yazısı ile ……na ilişkin talimatın infazen gönderildiği, 11/01/2021 tarihli yazısıyla ise anılan şüpheliye müteallik talimatın bilâ infaz gönderildiğinin belirtildiği, dosya içeriğinden şüphelinin ifadesinin tespit edilemediği, şüpheli …’in ifadesinin alınıp alınmadığı araştırılıp şayet ifadesi alınmamışsa şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulması gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
…“ şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçiler … ve … vekilinin … Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 12.12.2019 havale tarihli dilekçesinde, şikâyetçilerin … ili …İlçesinde bulunan taşınmazlarını ekonomik sıkıntı nedeniyle satmaya karar verdiklerini, şikâyetçilerin önceden tanıdığı ve emlakçılık yapan şüpheli ……nun, diğer şüpheliler …ve …i şikâyetçiler ile görüştürdüğünü ve şüphelilerin itimat duyulacak kişiler olduğunu belirterek Kızılcahamam ilçesinde bulunan hayvan ve ahırlarını gösterdiğini, taşınmazın 1.150.000,00 TL karşılığında satışı için anlaşmaya varıldığını, şüphelilerin 30.000,00 TL’yi elden ödediklerini, şüphelilerden … tarafından da şikâyetçi …’e banka yoluyla 120.000,00 TL havale yapıldığını, kalan 1.000.000,00 TL için …ve …tarafından imzalanan bono verildiğini, ayrıca teminat olmak üzere İstanbul ili…İlçesinde bulunan sahte bir tapu senedi de verdikleri, şikâyetçiler tarafından taşınmazın devrini müteakip, aynı taşınmazın kısa süre içinde pek çok kez el değiştirdiğini, verilen bonoların ödenmediğini, icra takibi yapmalarına karşın gösterilen adreslerin gerçek olmadığının ortaya çıktığını, şüpheliler hakkında onlarca icra takibi bulunduğunu iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerden …alınan ifadesinde; ……aracılığıyla şikâyetçiler ile tanışarak taşınmazın alımı konusunda anlaşmaya vardıklarını, 150.000,00 TL’yi peşin olarak verdiği, kalan kısım için kendi adına bono düzenlediğini ve taşınmazı yeğeni olan …’in üzerine aldıklarını, akabinde aynı taşınmaz için 1.000.000,00 TL karşılığında … isimli kişi ile anlaşarak, taşınmazın devrini …’ün ablası olan…’in üzerine yaptıklarını, …’ün kendilerine yalnızca rayiç değer olarak görünen 81.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan kısmı ise vermediğini, kendisinin de dolandırıldığını ve bununla ilgili olarak polis merkezine giderek şikâyetçi olduğunu, ayrıca … 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/436 Esas sayılı dosyası ile hukuk davasının devam ettiğini beyan ettiği, şüphelilerden …alınan ifadesinde; …ile benzer şeyleri söylediği, şüphelilerden …ise; olayla ilgisinin bulunmadığını ifade ettiği, şikayetçilerin kolluk beyanlarında; şüpheli…’ın da aracılık yaptığını söyledikleri ve…’ın alınan ifadesinde de; şikâyetçiler tarafından satılan taşınmaza yönelik kendisinin de parasını alamadığını beyan etmesi karşısında; öncelikle ifadesine başvurulmayan şüpheliler … … … ve …’ün ifadelerinin alınması, taşınmaza ilişkin tüm tapu kayıtlarının getirtilmesi, satış sonrası kaç kez ve kime devir yapıldığının belirlenmesi, şüpheliler tarafından verildiği iddia olunan bonoların incelenerek kim tarafından imzalandığının, bonoda gösterilen adreslerin gerçek olup olmadığının tespit edilmesi, teminat olarak sahte bir tapu senedi gösterilip gösterilmediği araştırılarak, varsa aslı ya da onaylı bir örneğinin dosyaya getirtilmesi, şüphelilerden …in şikâyetine konu dosya ile … 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/436 Esas sayılı dosyasının incelenmesi, bir suretlerinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının tayin ve takdiri gerekirken; “…mevcut delil durumu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, dolandırıcılık suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı, müştekilerin hukuk mahkemelerine başvurabileceği…” şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.06.2021 tarihli ve 2021/6201 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.