YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9204
KARAR NO : 2023/11187
KARAR TARİHİ : 13.11.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2179 E., 2023/1442 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/149 E., 2021/59 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalının iş yerinde 21.07.2013 – 21.10.2013 tarihleri arasında çalışmışlığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun fer’i müdahil olduğunu ve Kurum hakkında hüküm kurulmaması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının … Kız Meslek Lisesi öğrencisi olduğu dönemde davalı …Ş.’ne mesleki eğitim için “Stajyer” olarak geldiğini, 3308 sayılı Meslek Eğitim Kanunu’nun kapsamı doğrultusunda da stajyer olarak çalışmaya başlayıp stajını tamamladığını, 3308 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi gereğince davalı Kurumun işyerinde mesleki “staj” gören davacıya olağan işçi gibi bir ücret ödemek ve onu sigorta kapsamına alıp sigorta Kurumuna prim ödemek gibi bir hukuki zorunluluğu bulunmadığını, davacının davalı şirket yetkilileri emrine hasredilmiş bir hizmeti, davalı işveren emir ve direktifleri altında bir çalışması bulunmadığını, davacının çalıştığının kabulü anlamına gelmemekle birlikte dava dilekçesinde bahsedilen kişilerin işveren ve/veya işveren temsilcisi sıfatı bulunmadığını, işçi alma çıkarma, işvereni temsil etme yetkilerinin olmadığını, davacının davalı şirkette staj süresini tamamladığını, hizmet akdi ile çalışması bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile, davacı … , davalı şirket bünyesinde; 21.07.2013 – 21.10.2013 tarihleri arasında 75 gün ve günlük 34,05. TL kazançla sigortalı olarak çalıştığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı … vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekilinin İstinaf Sebepleri
Tanıklarının hepsi davacının işe alımında Kurumda bulunan bodrolu çalışan olduklarını, davalı şirket tanıklarının davacının çalıştığına dair bir bilgisi olmamalarını söylediklerini beyanlarının çelişkili olduğunu beyanla kararın kaldırılarak tam kabul kararı verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacının iddialarını kanıtlayacak bir belge sunamadığını, beyanlarına itibar edilebilecek tanıklar dinletemediğini, davacının Alaattin Nilüfer Kadayıfçıoğlı Kız Meslek Lisesi öğrencisi olduğu dönemde davalı ‘… Radyo Televizyon A.Ş.’ ne mesleki eğitim için ‘Stajyer’ olarak geldiğini, stajyer olarak çalışmaya başladığını ve stajını tamamladığını, davalı Kurumun işyerinde mesleki ‘staj’ gören davacıya, olağan işçi gibi bir “ücret” ödemek ve onu sigorta kapsamına alıp sigorta kurumuna ‘prim’ ödemek gibi hukukuki zorunluluğunun bulunmadığını, davacının, davalı şirket yetkilileri emrine hasredilmiş bir hizmetinin, davalı işveren emir ve direktifleri altında bir çalışmasının bulunmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
3.Davalı Kurum vekilinin İstinaf Sebepleri
Hizmet tespiti davalarında dinlenen tanıkların, nitelikli tanık olması gerekmektiğini, davacı ya da davalının akrabaları ya da davacı veya davalı ile arasında husumet olan tanıkların beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, bordrolu tanıklardan hiçbiri davacının çalışmalarına ilişkin bilgilerinin olmadığını beyan ettiklerini, dinlenen davalı tanığı ile davacı tanıklarının beyanları arasında açıkça çelişki bulunduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı tanıkları ile bordro tanıklarının beyanları, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının tespitini istediği sürelerde 5 yıldan fazla zamanın geçmediği, bu nedenle olayda hak düşürücü sürenin dolmadığı, davalı işverenin 01.06.2011 tarihinden itibaren 506 ve 5510 sayılı Kanun kapsamına alınıp, halen faal olduğu, davacı tanıkları aynı zamanda bordro tanıkları da olduğundan, davacının davalı iş yerinde staj sonrasında 3 ay süre ile çalıştığını beyan ettikleri, davacının tespini talep ettiği sürelerde çalışmasının mevcut olduğu anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf sebepleri ile birlikte bordrolu tanıkların beyanlarında davacının haftada 7 gün çift vardiya çalıştığı, bundan dolayı hizmet süresinin 75 gün değil 90 gün olması gerektiği, davada hak düşürücü sürenin gerçekleşmediğini, tanık beyanlarının objektifliği tartışma konusu olacak ise davalı taraf tanıklarının işten çıkarılma olasılığı ile çelişkili beyanlarda bulunduklarının göz önüne alınması gerektiğini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı … vekili; istinaf sebeplerini tekrarla temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri ile birlikte hak düşürücü süre ile davanın öncelikle reddedilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin Kurum kayıtlarına eş değer kanıtlarla ispatlaması gerektiğini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalının iş yerinde 21.07.2013 – 21.10.2013 tarihleri arasında çalışmışlığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrasıdır. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İlgili kanunlarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.
3.Değerlendirme
Davacının bilirkişi raporu ve Mahkeme gerekçesinde 21.07.2013 – 21.10.2013 tarihleri arasında çalıştığının kabul edilmesine ve bu sürenin 90 güne tekabül etmesine rağmen, 75 gün üzerinden hizmet tesbitine karar verilmesi çelişkilidir. Mahkemece bu husus gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken gerekçesiz ve çelişkili karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.11.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.