Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/5195 E. 2024/441 K. 19.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5195
KARAR NO : 2024/441
KARAR TARİHİ : 19.01.2024

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2021/598 Esas, 2021/672 Karar sayılı kararıyla 1 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü …’ın, … bu cezasının infazı sırasında, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/306 Esas sayılı dosyasında gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerinin hâlen infaz edilmekte olan cezasından mahsup edilmesi talebinin reddine dair … 6. İnfaz Hâkimliğinin 08.02.2022 tarihli ve 2022/907 Esas, 2022/1196 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2022/666 değişik … sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.05.2023 tarihli ve 94660652-105-34-9708-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve 2023/57260 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuryet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve 2023/57260 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Hükümlünün, tutuklu kaldığı … 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/306 Esas sayılı dosyasının 22.07.2014 tarihinde kesinleştiği, mahsup edilmesini talep ettiği … 5.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2021/598 Esas, 2021/672 Karar sayılı ilâmına konu suçun işlendiği tarihin 04.04.2021 olduğu, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/306 Esas sayılı dosyasının kesinleşme tarihinden sonraki bir tarihte diğer suçların işlenmiş olması nedeniyle mahsup koşullarının oluşmadığı şeklindeki gerekçe ile mahsup talebinin reddine karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 63 üncü maddesinde “Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir.” şeklinde düzenleme yer aldığı, anılan düzenleme uyarınca sadece tutukluluk halinin değil şartların mevcut olması halinde şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hallerin mahsup işlemine konu olabileceği, bununla birlikte mahsup işleminde önemli olan hususun, mahsup yapılacak mahkûmiyete konu olan suçun, tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesi olduğu, somut olayda hükümlünün halen infaz edilmekte olan … 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2021/598 Esas 2021/672 Karar sayılı kararında suç tarihinin 04.04.2021 olduğu, mahsubu talep edilen … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2011 tarihli ve 2010/306 Esas, 2011/431 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 3 yıl denetim süresi belirlendiği, anılan kararın 22.07.2014 tarihinde kesinleştiği, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2022 tarihli ek kararıyla 5237 sayılı Kanun’un 231/10 ncu maddesi uyarınca düşme kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, mahsubu talep edilen mahkûmiyet kararının kesinleşme tarihinin, infaz edilmekte olan mahkûmiyete ilişkin suç tarihinden sonra olduğu cihetle, mahsup şartının oluştuğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 06.03.1940 tarihli ve 1940/5-68 sayılı kararına, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2006 tarihli, 2006/4-7 sayılı kararına göre; hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hallerin bir başka mahkumiyet kararında yer alan cezadan mahsup edilebilmesi için, mahsup istenen mahkumiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesi gerekmektedir.

3. Somut olayda, hükümlünün infaza konu olan ve mahsup istediği mahkumiyete ilişkin suç tarihinin 04.04.2021 olup, hükümlünün hürriyetinin kısıtlandığı … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2011 tarihli ve 2010/306 Esas, 2011/431 Karar sayılı kararının kesinleştiği 22.07.2014 tarihinden sonra olduğu ve mahsup koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümlünün mahsup talebinin reddine ilişkin İnfaz Hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz merciince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, bu karara karşı yapılan ve haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2024 tarihinde karar verildi.