Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/656 E. 2024/373 K. 15.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/656
KARAR NO : 2024/373
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/599 E., 2016/95 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/599 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, şikâyetçinin çağrılmadığını ve davanın tam olarak araştırılmadığını beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Kolluk kuvvetlerince uyuşturucu ticareti yapan şahıs ve organizasyonlara yönelik yapılan istihbari çalışma sonucunda ihbar üzerine 19.12.2014 tarihinde takibe alınan ve durdurulan … plaka sayılı araç içerisinde sağ ön koltukta oturan şahsın ibraz ettiği kimliğe göre … olduğu tespit edilmiş, sanığın alınan parmak izine göre gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiği somut olayda, sanığın aranması olduğu için sahte nüfus cüzdanı düzenleterek kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında, olay döneminde kesinleşmiş cezası olduğu için arandığını, bakmakla yükümlü olduğu eşi ve çocukları olması nedeniyle kimliğini gizleme ihtiyacı hissettiğini, daha önce kendisi ile iş ortaklığı yaptığı şikâyetçinin kimlik bilgilerini kullanarak tanımadığı bir şahsa sahte nüfus cüzdanı çıkarttırdığını ve kullanmaya başladığını beyan etmiştir.
3. Kriminal rapor ile, suça konu belgenin tamamen sahte olarak düzenlendiği, fotoğraf üzerinde soğuk mühür izi bulunması nedeniyle aldatma niteliği bulunduğu tespitleri yapılmıştır.
4.10.02.2016 tarihli duruşmada suça konu belge üzerinde yapılan mahkeme gözleminde; nüfus cüzdanının … adına düzenlendiği, normal nüfus cüzdanlarından farklı olmadığı, ilk bakıldığında kullandığımız nüfus cüzdanlarının aynı olduğu farklılık gözlemlenmediği, hatta nüfus cüzdanını fotoğraf üzerine gelecek şekilde soğuk damganın da bulunduğu tespit edilmiştir.
5. Suça konu sahte nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Gerekçeli karar başlığında 01.10.2014 şeklinde gösterilen suç tarihinin 19.12.2014 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/599 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.