YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4770
KARAR NO : 2023/10906
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/651 E., 2021/694 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2015 tarihli ve 2013/412 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fırkası uyarınca erteli 5 …
hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine, ayrıca sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereğince açılan kamu davasından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 21.09.2020 tarihli ve 2017/13567 Esas, 2020/11648 Karar sayılı ilâmıyla;
“…I) Müşteki Gümrük İdaresi vekilinin sanığın ele geçen kaçak sigaralara yönelik eylemine ilişkin beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Sanığın şoförlüğünü yaptığı araçta yapılan aramada 500 kg. şeker, 80 kg. pirinç, 15 karton sigaranın ele geçirildiği olayda;
Suç tarihi ve ele geçen eşyaların niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı, böylece TCKnun 44. maddesi gereği “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” hükmü gereği ağır olan cezayı gerektiren 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi gereğince cezalandırılacağı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle, sanığın sigaralar yönünden eyleminin olayda ele geçen şeker ve pirinçlerle birlikte değerlendirilerek tek suç teşkil edeceği bu nedenle birlikte değerlendirilmesi gerekirken sanıkta ele geçen sigaralar yönü ile beraat hükmü kurulması,
II) Müşteki Gümrük İdaresi vekilinin sanığın ele geçen şeker ve pirinçlere yönelik eylemine ilişkin mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2020/651 Esas, 2021/694 Karar sayılı kararı ile sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kaçak eşyanın müsaderesine ve nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, kararın usul, kanun ve hakkaniyete aykırı olduğuna, re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 27.09.2013 tarihinde saat 19.45 sıralarında kolluk görevlilerinin yol kontrolü esnasında, 30 YC 009 plakalı aracın “Dur” ihtarına uymayarak kaçtığının bildirilmesi üzerine, saat 19.55 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki bahse konu aracın Güzelkonak Jandarma Karakol Komutanlığı önünde durdurulduğu, araç sürücüsü olan sanığın rızası alınarak araçta yapılan aramada, araç içerisinde gümrük kaçağı toplam 500 kg şeker, 72 kg pirinç ve 15 karton sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamında bulunan 03.10.2013 tarihli keşif tutanağında, suça konu eşyaların yabancı menşeli olduğu tespit edilmiştir.
3.Sanık aşamalarda, ticari bir amacının bulunmadığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, Şemdinli Sulh Ceza Mahkemesinin 02.09.2013 tarih ve 2013/180 Değişik İş sayılı önleme araması kararı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 19.45 sıralarında kolluk görevlilerinin yol kontrolü esnasında, 30 YC 009 plakalı aracın “Dur” ihtarına uymayarak kaçtığının bildirilmesi üzerine, saat 19.55 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki bahse konu aracın Güzelkonak Jandarma Karakol Komutanlığı önünde durdurulduğu, araç sürücüsü olan sanığın rızası alınarak araçta yapılan aramada, araç içerisinde gümrük kaçağı toplam 500 kg şeker, 72 kg pirinç ve 15 karton sigara ele geçirildiği olayda, bozma sonrası dosyaya celp edilen Şemdinli Sulh Ceza Mahkemesinin 02.09.2013 tarih ve 2013/180 Değişik İş sayılı önleme araması kararının, olayın gerçekleştiği Güzelkonak Jandarma Karakol Komutanlığı önünde bulunan arama noktasını kapsamadığı cihetle, bahse konu araçta arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu ve bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği nazara alındığında, sanığın suça konu eşyaları sattığı yönünde ikrarı da bulunmadığı gözetilerek, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2020/651 Esas, 2021/694 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suça konu kaçak şeker ve pirinçler tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ile nakil aracı için teminat yatırılmış ise teminatın iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2020/651 Esas, 2021/694 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan suça konu kaçak eşyaların müsaderesine ilişkin bendin hükümden çıkartılarak yerine “Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine, suça konu kaçak şeker ve pirinçler tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine,” ifadesinin eklenmesi ile hükmün nakil aracının iadesine ilişkin kısmında yer alan “30 YC 009 plaka sayılı aracın üzerindeki satılamaz ve devredilemez şerhinin kaldırılmasına ve sahibine iadesine,” ifadesinden sonra gelmek üzere “araç teminat ile iade edilmiş ise yatırılan teminatın iadesine,” ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.