YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12715
KARAR NO : 2012/7974
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vd. tarafından, davalı … vd. aleyhine 11/11/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu olayda, davacıların eşi ve babaları olan İsmail Binyıldız davalılar tarafından 19/03/2003 tarihinde bıçakla yaralanmış ve 16/08/2007 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ise yaşamını yitirmiştir. Davacılar, yaralama eylemi nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Mahkemece, yaralama eylemine maruz kalan İsmail Binyıldız’ın sağlığında manevi tazminat isteminde bulunmadığı ve davacıların da adı geçenin yaralanması nedeniyle manevi tazminat talep edemeyecekleri gerekçesiyle, manevi tazminat istemleri reddedilmiştir.
Kural olarak bedensel zarar nedeniyle tazminat isteminde bulunma hakkı zarar görene aittir. (BK m.47) Diğer yandan, kişisel hakları zarara uğrayanların da tazminat talep hakları vardır. (BK m.49) Burada da, kural olarak; doğrudan doğruya zarar görme koşulu söz konusudur. Ancak, kişilik değerlerinin kapsam ve çerçevesi; hayatın olağan akışına, yerleşik değer yargılarına ve yaşam deneyi kurallarına dayalı olarak belirlenmelidir. Bir kimsenin beden ve ruh tamlığının ihlali sonucunda, onun yakınlarının da korunan varlıkları doğrudan zarara uğramış olabilir. BK m.49 hükmü genel bir düzenleme olup; öngördüğü koşullar gerçekleştiğinde, ruhsal uyum ve dengesi sarsılanın, kişilik değerlerine saldırı nedeniyle manevi tazminat isteyebilmesi olanağı vardır. Ailenin, kişisel değerler arasında önemli ve üstün bir yeri vardır ve kişilik hakkı aile ilişkilerini de kapsar.
Dosya kapsamından, İsmail Binyıldız’ın bıçak ile hayati tehlike geçirecek biçimde yaralandığı ve uzun süre tedavi gördüğü anlaşılmaktadır.Yaralanmanın belirlenen niteliği ve buna bağlı sonuçları ile aile ilişkisi göz önünde tutulduğunda; adı geçenin eşi ve çocukları olan davacıların da, olay nedeniyle kişilik değerlerinde eksilme duygusu yaşadıkları tecrübe kuralları ile sabit olup; bu bakımdan, ayrıca bir kanıtlama yükümlülüğü altında bulunmadıkları benimsenmelidir. Şu durumda, davacılar yararına manevi tazminat isteme koşulları gerçekleşmiş olup; mahkemece, takdir edilmesi gerekir. Manevi tazminat istemlerinin tümden reddi doğru görülmemiştir. Karar, açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.