YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6042
KARAR NO : 2020/9838
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili, davacının 25/08/2014 tarihi itibari ile davacının maaşının ödenmemesi ve gerek geç ödenmesinin alışkanlık haline getirilmesi, gerekse fazla mesai ve prim alacaklarının ödenmemesi nedeniyle … akdini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücret, prim ve fazla mesai ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacılar vekili, davacının kendi iradesiyle … akdini … taraflı olarak sona erdirmiş olduğundan, kıdem tazminatı taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,maaşların geç yatırıldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, sadece 3 aylık dönemde maaş ödemelerinde aksamalar olduğunu ancak yasal süresi içerisinde tüm çalışanların maaşlarının ödendiğini savunarak davanın reddini, karşı davada ise; davalı işçiye teslim edilen … cihazını müvekkil şirkete teslim etmeyerek zimmetine geçirdiğini, söz konusu cihazın davalı işçi tarafından şirkete teslim edilmediğini iddia ederek cihaz bedelinin davacı işçiden tahsilini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının gerek ücret alacağının ve gerekse fazla mesai ücret alacağının bulunduğu kabul edildiğinden, feshin haklı olduğu dolayısı ile davacının kıdem tazminatına hak kazanacağı, davacı işçiye (karşı davalı) karşı davacı şirket tarafından kendi müşteresinden onarım amaçlı olarak aldığı, … marka Tap-1000 model … cihazını şirkete teslim etmediğini, bu sebeple … bu cihazın bedelinin tahsilini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına itibarla fazla çalışma ücreti hesaplanmış ise de, yapılan hesaplama dosya içeriği ile uyumlu değildir. Zira, davacı tarafından dosyaya çalışma saatlerine ilişkin ERP raporları sunulmuş olup kayıt bulunan dönemlere ilişkin olarak bu kayıtlara, kayıt bulunmayan dönemlere ilişkin olarak ise tanık beyanlarına itibar edilerek davacının haftalık 45 saati aşan çalışma yapıp yapmadığı haftalar itibariyle somut ve denetime elverişli şekilde belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Karşı davada, davalı-karşı davacı şirketlerin müşterisi tarafından davacı-karşı davalı işçiye teslim edilen tıbbi cihazın bedelinin davacı-karşı davalıdan tahsil edilip edilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.
Dosya içeriği, imzalı tutanak ve tanık anlatımlarına göre, söz konusu tıbbi cihazın davalı-karşı davacı şirketlerin müşterisi tarafından 03/02/2014 tarihinde davacı-karşı davalı işçiye teslim edildiği anlaşılmakla birlikte işçinin bu cihazı davalı-karşı davacı şirketlere teslim edip etmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Davacı-karşı davalı işçi tıbbi cihazı davalı-karşı davacı şirketlere teslim ettiğini, işyerinde teslim sırasında teslim ve tesellüm belgesi düzenlenmesi gibi bir uygulama olmadığını savunmuş, davacı tanıkları da savunmayı doğrulamışlardır.
Mahkemece, davalı-karşı davacı şirketlerin envanteri üzerinde uzman bilirkişilerce inceleme yaptırılarak uyuşmazlık konusu tıbbi cihazın davacı-karşı davalı tarafından davalı-karşı davacı şirketlere teslim edilip edilmediğini, teslim sırasında nasıl bir işyeri uygulaması olduğunu ve davalı-karşı davacı şirketler tarafından bu cihaz yerine müşteriye ikame bir cihaz verilip verilmediği hususları araştırılarak cihaz bedeli konusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
4-Mahkemece, asıl davada hüküm altına alınan toplam alacak tutarı 44.850,91 TL’dir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine 5.283,60 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 7.583,32 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 29.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.