Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/26158 E. 2013/20075 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26158
KARAR NO : 2013/20075
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
08/02/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına, 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık …’nun temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2013 tarihinde üye …’in hükmün onanması yolundaki karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

(K)

./..

-2-

KARSI OY:

TCK’nın 184/1. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçu, yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapmak veya yaptırmakla oluşur. Diğer bir ifadeyle, ruhsat alınmaması suçun unsurlarından biridir.
Bilindiği üzere, düzenli ve çağdaş şehirleşme ancak yetkili organlarca gerçekleştirilen imar planı ve düzenlemelerine uygun yapılaşma ile mümkündür. Bunun sağlanabilmesi için gerçekleştirilen çare ve mekanizmalardan birisi de inşa faaliyeti öncesinde yapı izni alınmasıdır. İmar izni alınmadan yapılan binalar nedeniyle ulaşım, lojistik, su ve elektrik enerjisi ihtiyacı, bölgede yaşayan insan yoğunluğu vb. açılardan zarar doğduğu ve bu suretle oluşan çarpık ve düzensiz yapılaşmanın giderilmesi amacıyla kamu tarafından fazladan harcama yapılmak zorunda kalındığı da açıktır.
Öte yandan, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 2589 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. maddesine göre; belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yapılacak (ilave ve tadilat dahil) her türlü bina inşaatı için inşaat veya tadilat ruhsatının alınması, “bina inşaat harcf’na tabidir. Bu harcın, kamu kurumu olan Belediyelerin gelirleri arasında sayılması nedeniyle, harç ödenmemesi (ve dolayısıyla ruhsat alınmaması) halinde ilgili belediyenin somut maddi zarara uğradığı da bilinmektedir.
Suçun unsuru olan yapı ruhsatiyesinin alınmamasından, bu nedenle de suçtan kaynaklandığı anlaşılan bu zararın soruşturma veya kovuşturma sırasında giderilmediği hallerde, CMK’nın 231/6-c maddesinde öngörülen koşul gerçekleşmediği için, imar kirliliğine neden olma suçunun failleri hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kanuni olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, yapı ruhsatı almadan bina yapan, dolayısıyla harç ödememek suretiyle neden olduğu kamu zararını gidermeyen sanık hakkında TCK’nın 231/5. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından, bu hususun tartışılmamasının bozma nedeni yapılamayacağı düşüncesiyle, sayın çoğunluk tarafından benimsenen bozma görüşüne katılmıyorum.


Muhalif Üye
K.