Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/3035 E. 2020/10025 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3035
KARAR NO : 2020/10025
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( …) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan … Bank vekili ile … Savunma ve Güvenlik Sis. San. A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005 yılının Ağustos ayından 2014 yılının Ekim ayına kadar davalı bankaya ait işyerinde davalı alt işveren şirketler bünyesinde çalıştığını, … sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalıların Cevaplarının Özeti:
Davalılar vekilleri, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlara dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalılardan … ve … Savunma ve Güvenlik Sis. San. A.Ş vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve hafta tatili günlerinde çalışıp çalışmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda … yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, … yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı Kanun’un 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Aynı ilkeler hafta tatili çalışmaları için de geçerlidir.
Dosya içeriğine göre, davacının davalı bankaya ait işyerinde 23.08.2005-09.10.2014 tarihleri arasında önce temizlik işçisi olarak sonra da güvenlik görevlisi olarak alt işveren şirketler bünyesinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının temizlik işçisi olarak çalıştığı dönemde haftada yedi gün 07:30-20:30 saatleri arası iki saat ara dinlenme ile haftada otuzbeşbuçuk saat fazla çalışma yaptığı tespit edilerek ve ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödemesi olan dönemler hesaplama dışı bırakılarak fazla çalışma ücreti alacağı hesaplanmıştır. Hafta tatili ücret alacağı yönünden ise, davacının temizlik işçisi ve güvenlik görevlisi olarak çalıştığı dönemde hafta tatili günlerinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak varılan sonuç dosya içeriği ile örtüşmemektedir. Şöyle ki, gerek dosya kapsamında mevcut olan işyeri kayıtları gerekse de yapılan işin mahiyeti ile davacının çalıştığı işyerinin banka olduğu dikkate alındığında kabul edilen çalışma düzeninin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki dosya kapsamında mevcut olan ücret bordrolarına göre de fazla çalışma yapıldığında karşılığı ücretin ödendiği anlaşılmakla, davacının fazla çalışma ile hafta tatili ücret alacağı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Diğer yandan Mahkemece davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisin bulunduğunun kabul edilmesine ve kıdem tazminatı dışında hükmedilen diğer alacaklardan davalılardan … ve … Savunma ve Güvenlik Sis. San. A.Ş.nin birlikte sorumluluğuna karar verilmesine rağmen kıdem tazminatından sadece davalılardan … sorumluluğuna karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.