Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18737 E. 2023/1665 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18737
KARAR NO : 2023/1665
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemes
SAYISI : 2014/290 E., 2015/169 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2014/290 Esas, 2015/169 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. Sanık … hakkında;
a) Katılan …’e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezasının ertelenmesine,
b) Katılan …’a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezasının ertelenmesine,
c) Katılan … …’e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezasının ertelenmesine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyizi; delillerin taktirinde hataya düşüldüğüne, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına,
2. Cumhuriyet savcısının temyizi; sanık …’un mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar hakkında iştirak iradesi içerisinde hareket edip yabancı madde (kırma çakıl taşı) ile karıştırılmak suretiyle muhteviyatı değiştirilmiş sahte gübreyi katılanlara satarak haksız menfaat elde ettikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanıklar savunmalarında, yüklenen suçu işlemediklerini beyan etmişlerdir.
3. Katılanlar, suça konu muhteviyatı değiştirilmiş gübreyi sanık …’dan satın aldıklarını bildirmişlerdir.
4. Tanık H.K. beyanında; hamal olarak çalıştığını, sanık …’ın talimatı ile tanık S. Ü.’nün aracına yükledikleri gübre torbalarını katılan …’ın evine götürdüklerini; tanık S. Ü. beyanında, nakliyecilik yaptığını, sanık … ve tanık H. K.’nin aracına yükledikleri gübre torbalarını katılan …’ın evine götürdüklerini beyan etmişlerdir.
5. Mahkemece; sanık …’ın yüklenen suçları işlediği sanık …’un yüklenen suçu işlediğine dair delil bulunmadığı kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Katılanlara Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla; Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Katılanlara Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 04.03.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Katılanlara Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2014/290 Esas, 2015/169 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Katılanlara Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Kozan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2014/290 Esas, 2015/169 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.