YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8385
KARAR NO : 2012/11521
KARAR TARİHİ : 03.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı …vekili Avukat … tarafından, davalı Didim Mal Müdürlüğü ve diğeri aleyhine 22/12/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 14/04/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Odası Başkanlığı vekili tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi de diğer davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/01/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Odası Başkanlığı vekili Avukat … ile karşı taraftan davacı …vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, tapu sicilinin hatalı tutulmasından ve satım sözleşmesine konu malın ayıplı çıkmasından doğan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılarca temyiz olunmuştur.
Davacı, Didim İlçesi Gevrek mevkiinde bulunan 854 ada 50 ve 53 parselleri satın aldığını, taşınmazlar üzerinde otel ve yüzme havuzu bulunduğunu, satın aldığı parsellerin imar uygulaması ile oluşmuş bulunduğunu, bir süre sonra imar uygulamasının iptal edilerek parsellerin önceki haline iade kararı alındığını, otelin yüzme havuzunun bulunduğu 53 no lu parselin 657 sayılı parsele taşındığının kendisine bildirildiğini, otelin havuzlu değeri ile havuzsuz değeri arasında fark bulunduğu gibi, satın aldığı taşınmaz ile kendisine verilen taşınmaz değeri arasında büyük fark bulunduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 750.000,00TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının zarar görmesine neden olan işlemde kendilerinin bir kusur ve sorumlulukları bulunmadığını, imar uygulamasının Didim Belediyesince yapılarak tapuya tescili için gönderildiğini, dava konusu parsellerin imar uygulaması sonucu oluştuğunu, sonradan yine belediye tarafından imar kanunu 19. md uyarınca geri döndürme kararı alındığını, kendilerine dava yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davalı hazinenin tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan kusursuz sorumlu olduğu gerekçesi ile, diğer davalıların da hukuki ayıplı olan malı davacıya satmakla davacının uğradığı zarardan sorumlu olacakları kanaati ile istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacının satın aldığı otelin, Didim ilçesi Gevrek mevkiinde bulunan 854 ada 50 parsel üzerinde bulunduğu, İmar Kanunu 18. madde uygulamasından önce 31 no lu parsel iken uygulama sonrası 50 parsele dönüştüğü, uygulamanın iptali ile aynı adada geri dönüşümü yapılarak 31 parsel haline geldiği anlaşılmaktadır. Ancak, otel ile birlikte satın alınan havuzun bulunduğu 854 ada 53 no lu parselin öncesinde hangi ada ve parsel no su ile kim adına tapu sicilinde kayıtlı olduğu dosya arasındaki belgelerden anlaşılamamaktadır. Havuzun hangi parsel üzerine kim tarafından hangi tarihte yaptırıldığı, maliki ile ilgili beyanlar hanesinde şerh bulunup bulunmadığı, İmar Kanununun 18. maddesi uygulaması sonucu havuz ve üzerinde bulunduğu taşınmazın kim adına tapuya tescil edildiği, havuz ve havuzun üzerinde bulunduğu taşınmaz bölümü, öncesinde başka bir malik adına kayıtlı ise bu malikin parselinin 18. madde uygulaması sonucu nereye gittiği, özellikle 18. madde uygulamasının iptalinden sonra havuz ve üzerinde bulunduğu parselin hangi parsel olarak hangi malik adına geri döndürüldüğü, davacının halen havuzdan faydalanma imkanı bulunup bulunmadığı hususları araştırılmamış, eksik inceleme ile karar verilmiştir.
Şu durumda yukarıda gösterilen eksikliklerin giderilmesi, ihtiyaç duyulması halinde tapu sicilinin tutulması ve imar uygulamaları konusunda teknik yardım için konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişi veya bilirkişi heyeti görüşüne başvurulması ile varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekli iken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Odası Başkanlığı yararına takdir olunan 825.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.