YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/20441
KARAR NO : 2010/18540
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi görevlilere görevlerinden dolayı hakaret-mukavemet-sarhoşluk
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık …’in, görevli polislerin kızına ve eşine sövdüklerini savunmuş olması karşısında; … ile…’in tanık olarak dinlenilmesi,savunmanın doğrulanması durumunda bu anlatımlar değerlendirilip irdelenerek kanıtların tartışılması ve sonucuna göre haklarında 765 sayılı TCY.nın 258 maddesinin 4. fıkrasının, uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, soyut olarak olayda tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-5271 sayılı CYY.nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5.maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi ölçülebilir, belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Sanıklar … ve …’in kasıtlı bir suçtan mahkumiyetlerinin bulunmaması karşısında, 5271 sayılı CYY.nın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirmesi yapılırken, “sanıkların geçmişi, kişilik özelliklerine göre yeniden suç işlemeyecekleri konusunda mahkemeye olumlu kanaat verilmemiş olması” biçimindeki sanıkların geçmişleri ile ilgili çelişkili gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.