Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/383 E. 2010/1865 K. 10.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/383
KARAR NO : 2010/1865
KARAR TARİHİ : 10.02.2010

Mühür bozma suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203, 50/1-a, 52/2.maddeleri uyarınca 400 yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2008 tarihli ve 2006/711 esas, 2008/664 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 09.12.2009 gün ve 2009/69123 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2009 gün ve 2009/289724 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “1- Dosya kapsamına ve mahkemece temel adli para cezasının belirlenmesi sırasında alt sınırın aşılmasını gerektiren bir husus olmadığı belirtilmesine rağmen, sanığın mühür bozma olarak belirlenen eylemini cezai yaptırıma bağlayan 5237 sayılı Kanun’un 203.maddesinde seçimli ceza olarak öngörülen gün adli para cezasının alt sınırının aynı Kanun’un 52/1.maddesi uyarınca 5 gün olduğu, dolayısıyla 5 gün karşılığı 100 Türk lirası yerine, 20 gün olarak belirlenen temel ceza karşılığı 400 Türk lirası adli para cezası tayininde,
2- Sanık hakkında hükmedilen cezanın nevi ve miktarına göre, 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda mahkemece bir değerlendirme yapılmamasında,” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
İncelenen dosyada sanığın ruhsatsız işyeri açması nedeniyle Belediye Başkanlığınca faaliyeti durdurularak işyerine konulan mührün sanık tarafından bozulup işe devam edilmesi nedeniyle eylemi sabit görülerek 5237 sayılı TCY.nın 203. maddesi uyarınca seçenek adli para cezası tercih edilmesine karşın;
1- Hüküm fıkrasında cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin gerekçe olarak; “olayda alt sınırı aşacak bir husus bulunmadığı” belirtilmesine karşın, suçun TCY.nın 61. maddesine 6.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Yasayla eklenen ek 9. fıkradan önceki dönemde işlemesi ve TCY. 7/2. maddesi uyarınca; seçenek adli para cezasının alt sınırının aynı yasanın 52/1. maddesi gereği 5 gün olduğu gözetilmeden, 20 gün olarak saptanması,
2- Sanığın adli sicil kaydına göre önceden işlediği bir suça ilişkin silinme koşulları oluşan sabıkasından başka bir kaydının bulunmaması ve hükmedilen cezanın nevine göre CYY.nın değişik 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılmaması,
Yasaya aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CYY’nın 309/4-b maddesi uyarınca; … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2008 tarihli ve 2006/711 esas, 2008/664 sayılı kararının YASA YARARINA BOZULMASINA, bozma doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 10.2.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.