Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2024/166 E. 2024/540 K. 23.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2024/166
KARAR NO : 2024/540
KARAR TARİHİ : 23.01.2024

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1338 Esas, 2023/1394 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/69 E, 2023/264 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sicilden kaydı silinen şirket aleyhine Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan davanın 2004/69 E. 2004/195 K. sayılı ilam ile kısmen kabulüne karar verildiğini, ilamın Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nde infaza konulduğunu, icra takip dosyasının en son yenilenerek 2018/23314 esasa kaydının yapıldığını, yapılan inceleme sonucunda borçlu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre sicil kaydının silindiğinin tespit edildiğini, alacağın tahsili için gerekli tebligat işlemleri ve diğer işlemlerin yapılması için şirketin ihyası gerektiğini belirterek borçlu “… İthalat İhracat ve İmalat Limited Şirketi”nin ihyasına karar verilmesini ve ticaret siciline yeniden tescili ile temsilci atanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müdürlüğün 80774 sicil numarasına kayıtlı bulunan “… İthalat İhracat ve İmalat Limited Şirketi”nin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde usulüne uygun olarak resen terkin edildiğini, bu işlemin 28.01.2014 tarihli sicil gazetesinde ilan edildiğini, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına göre ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceğini, davanın açılış tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolduğunu, mahkemece şirketin bahsedilen düzenlemeye göre terkin edilmemesi gerektiğine kanaat getiriliyorsa şirketin ihyasına karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasının gerektiğini belirterek davanın süre ve hukuki yarar yokluğundan usulen reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, açılan davada yasal hasım olmaları nedeniyle aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı lehlerine sonuçlanan mahkeme kararında yazılı alacağın tahsili yönünde ilamın icraya konulduğunu, icra işlemlerinin devam edebilmesi için şirketin ihyası gerektiğini iddia etmişse de ihya davasının 5 yıllık hak düşürücü süresinde açılması gerekirken bu süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının ilama bağlandığını, ilama dayalı başlatılan icra takibinde borçlu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise taşınması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğunu, dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun yapılmadığı, davalı tarafından ihyası istenen şirketin oda kaydından re’sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin bu nedenle de usul ve yasaya aykırı olduğu, dava açma süresi dolmuş ise de, davalı … Sicil Müdürlüğü’nün 6102 sayılı Kanun’un Geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan şirkete bu maddeyi işlettiği, karar tarihi itibarıyla yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanamayacağı, davalı usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; ihtarın usulüne uygun olarak yapıldığını, tasfiye memuru atanmamasının hukuka aykırı olduğunu, dava dosyasının görülmesi ile sınırlı olarak ihya kararı verilmesi gerektiğini, mevzuat hükümlerine uygun şekilde terkinin gerçekleştiğini, yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, yasal hasım olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ek tasfiyesi (ihya) istemine ilişkindir.

Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup, Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince dava dilekçesinde belirtilen Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2018/23314 E. sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına (ek tasfiyesine), tasfiye memuru atanmasına, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Bölge Adliye Mahkemesince şirketin tümden ihyasına karar verilmesi ve tasfiye memuru atanmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalının bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.