Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/9999 E. 2012/12997 K. 18.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9999
KARAR NO : 2012/12997
KARAR TARİHİ : 18.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 11/10/2002 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının rücuen tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan Mahmut Demirkan yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 28/01/2005 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile tüm davalılar taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava 2330 sayılı kanundan kaynaklanan hazine zararının ödetilmesine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacı ile davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının ve davalılardan … ve … ile …, …, …, … …, …, … … ve …’ın temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılar … …, …, … ve …’ın temyizine gelince;
Davacı vekili, PKK terör örgütüyle girilen çatışmada, çatışmaya katılan terör örgütü mensupları olan …, …, …, … … ve … …’ın polis memurları … …, … … ve … …’un yaralanmalarına neden olduklarını ve çatışma sırasında terör örgütü mensuplarından … … ve … …’ın öldüklerini, ölen bu kişilerin de mirasçılarına dava açtıklarını, olay nedeniyle yaralanan polis memurlarına ödenen tazminatların zarara neden olanlardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan …, …, …, … ve … müştereken verdikleri cevap dilekçesi ile murisleri … … ve … …’ın herhangi bir mal varlığı olmadığını, Türk Medeni Kanununu 605/2. md. gereğince davadan sorumlu olmadıklarını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Dosya içindeki veraset ilamlarından, … ve …’ın haksız fiil faili olup davadan önce öldüğü anlaşılan … …’ın mirasçıları oldukları; … ve …’ın da yine haksız fiil faili olup davadan önce öldüğü anlaşılan … …’ın mirasçısı oldukları anlaşılmıştır. Davalı …’ın her ne kadar diğer davacılarla müştreken verdiği cevap dilekçesi ile mirasın reddi talebi var ise de, davalı …’in ölen … … veya … …’ın mirasçısı olmadığı, bizzat haksız fiil faili olarak hakkında dava açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davalılardan … yönünden, bu davalının ölü olması nedeniyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine; diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar davacı vekili ile davalılardan …, …, …, …, …, …, … …, …, …, …, …, … … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 maddesi gereğince; “Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddeddilmiş sayılır” Mirası hükmen reddetmiş sayılan kişi, tereke alacaklıları aleyhine husumet yönelterek bu durumun tespitini isteyebileceği gibi, bunun def’i yolu ile de ileri sürülebilir. Somut olayda, davadan önce ölenlerin mirasçıları olan davalılar def’i yolunu tercih etmişlerdir. Açılan bu davada miras bırakanın ödemeden aczinin açıkça belli olduğunu dile getirmişlerdir. İşte bu halde mirasın reddedilmiş olduğunun kabulü gerekir.
Açılmış bir davada ileri sürülen bu savunmanın 6100 sayılı HMK’nun 163 ve devamı maddelerine göre ön sorun şeklinde incelenip karara bağlanması gerekir. Şu durumda davadan önce ölenlerin mirasçıları olarak haklarında dava açılan davalılar …, …, … ve …’ın terekenin borca batık olduğuna ilişkin gösterecekleri tüm deliller toplanıp savunma doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın davalılar …, …, … ve … lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalılar …, …, … ve … lehine BOZULMASINA, davacının ve diğer davalıların temyiz istemlerinin (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden … ve …’dan gayri davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.