YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11500
KARAR NO : 2024/264
KARAR TARİHİ : 11.01.2024
…
…
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/688 E., 2023/904 K.
…
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
KARAR : Direnme
…
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.05.2023 tarihli ve 2023/688 Esas, 2023/904 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.12.2022 tarihli ve 2022/11298 Esas, 2022/11453 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ – OLAY VE OLGULAR
1. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/102 Esas, 2020/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2020/604 Esas, 2021/2434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık …’ın mağdure …’e karşı işlemiş olduğu çocuğun cinsel istismarı suçundan vermiş olduğu hükümlerinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılmasına, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2020/604 Esas, 2021/2434 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.12.2022 tarihli ve 2022/11298 Esas, 2022/11453 Karar sayılı kararı ile “Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen çelişkili ifadeleri, müşteki beyanları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, bölge adliye mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi yerine kabulüyle hükmün kaldırılarak sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi,” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.05.2023 tarihli ve 2023/688 Esas, 2023/904 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 15.12.2022 tarih, 2022/11298 Esas ve 2022/11453 Karar sayılı bozma ilamına direnilmesine, sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.09.2023 tarihli ve 9-2023/88026 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Üst hadden ceza tayini, takdiri indirim nedenleri uygulamasının yerinde olmadığı hususuna ilişkindir.
B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Sübuta yöneliktir.
III. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen çelişkili ifadeleri, mağdurede akut veya kronik livata bulgularına rastlanmadığına dair rapor içeriği şikâyetçi beyanları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın cezalandırılmasına yeter dosyada başkaca delil bulunmadığı, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından mahkemenin sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine yönelik direnme kararı, yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizin 15.12.2022 tarihli ve 2022/11298 Esas, 2022/11453 Karar sayılı ilâmı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında Tebliğnamedeki onama istemli görüşe iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/11298 Esas, 2022/11453 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.
…