YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5492
KARAR NO : 2023/7690
KARAR TARİHİ : 23.11.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/128 E., 2015/31 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, kasten yaralama
HÜKÜM : Beraat (çocuğun cinsel istismarı), mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2015 tarihli ve 2014/128 Esas, 2015/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan mağdure …’ye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan davada 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat ve eylem kasten yaralama kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi ile 62 nci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ve katılan …’a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan
aynı Kanun’un 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.03.2018 tarihli ve 14-2015/159557 sayılı, kısmen onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanık hakkında cinsel istismar suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ayrıca kasten yaralama suçundan da az ceza verildiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın güneydoğuda askerlik yapması nedeniyle teskin edici ilaç kullandığını, olay günü aynı anda alkol alınca şuurunu kaybettiğine, katılanları tanımadığına, olayın meydana geliş şeklinden de bunun anlaşıldığına, şuursuzluk hali nedeni ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 34 üncü maddenin uygulanması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince; “Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Sanık …’ün 23/03/2014 tarihi saat 01:00 sıralarında … Mahallesinde ikametine gitmekte olan katılan …’yi olaydan sonra ele geçirilemeyen demir sopayla darp ettiği, …’nin bağırması ve yardım istemesi üzerine …’yi sanığın elinden kurtarmak amacıyla olaya müdahale eden katılan …’i de darp ettiği, sanık hakkında katılan …’ye karşı cinsel istismar ve kasten yaralama, katılan …’a karşı kasten yaralama suçlarından kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Katılan …’nin tüm aşamalardaki beyanlarında istikrarlı bir şekilde sanığın olay sırasında kendisine yönelik herhangi bir cinsel eylemde bulunmadığını sadece arkasından demir sopayla darp ettiğini beyan etmiş olması karşısında, katılan …’ın sanığın katılan …’nin arkasından sıkıca sarıldığını gördüğüne ilişkin beyanı ve sanığın cinsel istismar suçlardan adli kaydının bulunması durumlarının yalnız başına sanığın katılan …’ye yönelik eylemlerini cinsel saikle yaptığına dair cezalandırılması için yeterli delil olarak ileri sürülemeyeceği, bu nedenle sanığın atılı suçtan cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından cinsel istismar suçu yönünden sanığın CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
Katılanların sanığın kendilerini demir sopayla darp ettiğine dair aşamalardaki beyanları, katılan …’ın “BTM ile giderilemeyecek ve hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak” şekilde yaralandığına ilişkin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan 03/10/2014 tarih 2014/401 sayılı rapor, katılan …’ nin de “BTM ile giderilebilir” şekilde yaralandığına ilişkin Ünye Devlet Hastanesinden alınan 29/03/2014 tarih 8858 sayılı rapor dikkate alındığında her ne kadar olaydan sonra demir sopa ele geçirilmemiş olsa da sanığın TCK 6.madde kapsamında silah niteliği haiz demir sopa ile katılanları darp ettiğinin sabit olduğu bu haliyle sanığın katılan …’a karşı sabit olan eylemine uyan TCK’nın 86/1,86/3-e,87/3,62 maddeleri uyarınca, katılan …’ye karşı sabit olan eylemine uyan TCK’nın 86/2,86/3-e,62 maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş, suçun işleniş şekli ve katılanlardaki yaralanma derecesi gözönüne alınarak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” şeklinde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılan Mağdure’ye Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2015 tarihli ve 2014/128 Esas, 2015/31 Karar sayılı kararında kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz talepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Katılan …’a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
C. Sanık Hakkında Katılan Mağdure’ye Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 13.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan Mağdure’ye Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı ve Katılan …’a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2015 tarihli ve 2014/128 Esas, 2015/31 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdure’ye Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2015 tarihli ve 2014/128 Esas, 2015/31 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci
maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.11.2023 tarihinde karar verildi.