YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19906
KARAR NO : 2023/10350
KARAR TARİHİ : 27.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/338 E., 2016/468 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli ve 2014/338 Esas, 2016/468 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, aynı Kanun’un 111 inci maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 20 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği, katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği, ormanda açma yapmadığına, suça konu yeri muhtardan satın aldığına, bahsi geçen yere ilişkin orman sahası içinde bulunmadığından dava açtığına ve beraati gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında 18.05.2004 tarihinde düzenlenen suç tutanağına istinaden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi üzerine işgalin devam edip etmediğinin orman muhafaza memurları tarafından kontrolünde tel örgü ile çevrili 2921 m2 lik alanda 80 m2 lik ev, 15 m2 lik ahır tespit edilmiştir.
2.Sanık savunmalarında suça konu yeri muhtar senedi ile satın aldığını, 35 senedir aynı yerde ikamet ettiğini, okuma yazması olmadığını ve dava konusu alanın 2B olduğunun söylendiğini, buna ilişkin davanın devam ettiğini beyan etmiştir.
3.Mahallinde yapılan keşif sonucu fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu 2553 m2 lik alanın kadastral haritada tapulama harici orman alanı olduğu, 1998 tarihli Bakanlık oluruna göre … Gölü Muhafaza Ormanı sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir. Orman bilirkişi raporunda 1989 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosuna göre … ormanı ve … Gölü Muhafaza Ormanı sınırları içinde kaldığı, suça konu yerde bir adet ev ve tuğladan yapılmış bir adet ahır olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin temyiz isteğinin münhasıran katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3.Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin ve sanık hakkında hükmolunan erteli uzun süreli hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli ve 2014/338 Esas, 2016/468 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (10) numaralı bendinin çıkarılarak yerine “24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının tatbikine” bendinin eklenmesi ve hükme “Katılan … İdaresi kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.800,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile Orman İdaresine verilmesine,” bendinin eklenmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.