Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/12478 E. 2023/8236 K. 07.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12478
KARAR NO : 2023/8236
KARAR TARİHİ : 07.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/437 E., 2023/521 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2023 tarihli ve 2022/366 Esas, 2023/25 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve üçüncü cümlesi, 103 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 62 inci maddesi, 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/437 Esas, 2023/521 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılan Bakanlık vekilinin, katılan mağdur vekilinin, Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu ve re’sen yapılan inceleme üzerine “CMK’nın 280/2. maddesi gereğince, istinafa konu … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.1.2023 tarihli ve 2022/366 Esas ve 2023/25 Karar sayılı ilâmı ile verilen sanık … hakkında mağdure …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün kaldırılmasına,” sanığın 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve üçüncü cümlesi, 103 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suç vasfına, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması istemine, sanık hakkında teşdiden ceza tayini ve takdiri indirim sebeplerinin sanık hakkında uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübuta ve suç vasfına, hukuka aykırı delille hüküm kurulduğuna ve tahliye istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılan mağdur …’nın öz amcası olan sanık … tarafından istismara uğradığını okuldan arkadaşlarına anlattığı, …’nın arkadaşının annesi aracılığı ile Katılan …’in istismar olayını öğrendiği, 26.11.2022 tarihinde sanığın katılanların ikametine ziyarete geldiği, sanığın katılan mağduru tekrar istismar etmesi üzerine ikamet içerisindeki kamera görüntülerinin katılanlar tarafından izlenildiği ve sonrasında kolluk görevlilerine şikayette bulundukları somut uyuşmazlıkta;

“Sanığın 27/11/2022 tarihinde eyleminin ani ve kesintili olmadığı, sanığın 28/11/2022 tarihinde eyleminin yaklaşık yirmi dakika sürdüğü, sanığın mağduru öpmeye ve dokunmaya başladığı eylemlerin saniyeler boyunca sürdüğü, eylemin kısa süreli, ani ve kesintili olmadığı, sanığın elini mağdurun kıyafetinden içeri soktuğu, bu hususun mağdurun aşamalardaki beyanlarında da sabit olduğu, mağdurun 19/11/2022 doğumlu, yani 12 yaşından küçük olduğu, mağdurun anlatımı ile kamera kayıtlarının uyumlu olduğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sanık …’ in, mağdur …’ e karşı üzerine atılı Çocuğun Cinsel İstismarı suçunu işlediği sabit olmakla, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinin 1. fıkrası uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın kastı ve güttüğü amaç, meydana gelen zarar, mağdurun yaşı dikkate alınarak sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 103.maddesinin 1.maddesinin 1.fıkrasının 1. ve 3. cümleleri gereğince takdiren 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın, mağdurun amcası olduğu hususu dikkate alınarak TCK’ nın 103/3-c maddesi gereğince verilen cezadan 1/2 oranında artırım yapılarak 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, … Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinde ve mütalaada sanık hakkında TCK’ nın 103/4 maddesinin uygulanması talep edilmiş ise de; mağdurun, sanığın özel bölgelerine dokunurken konuşmadığına dair beyanından ve görüntü kayıtlarından sanığın eylemi esnasında mağduru tehdit etmediği anlaşıldığından sanığın cezası belirlenirken TCK’ nın 103/4 maddesi uygulanmamıştır. Mağdurun aşamalardaki anlatımı, sanığın eylemlerinin hem …’ de hem de …’te de devam ettiği, eylemlerinin birden fazla gerçekleştiğinin anlaşıldığı bunun yanında sanığın eyleminin 27/11/2022 ve 28/11/2022 tarihlerinde, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında üzerine atılı suçu değişik zamanlarda birden fazla işlediği anlaşıldığından hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması ile cezası takdiren 1/4 oranında arttırılarak 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın duruşmalardaki tutum ve davranışları lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek sanığın cezasından TCK’nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” şeklindeki gerekçe ile karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; “İlk derece mahkemesince kurulan hükmün kabul içermemesi, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulup bulmadığının tespiti, istinaf edenlerin başvurularında belirttiği hususların değerlendirilmesi amacı ile” duruşma açılmasına karar verilmiştir.
“Sanığın mağdurun amcası olup …’te ikamet ettiği, 2022 yılı yaz aylarında …’ye geldiğinde kardeşi olan katılan …’ın evinde kaldığı bir gün cinsel organını çıkartarak mağdurun kalçasına elbisesi üzerinden sürterek tatmin olduğu, bu olaydan sonra mağdurun ailesiyle birlikte …’e sanığın evine gittikleri, evde yalnız kaldıkları bir sırada sanığın cinsel organını çıkararak mağdurun ağzına sokmaya çalıştığı ancak mağdur izin vermeyince eylemini sonlandırdığı, sanığın bu olaydan sonra da …’ye geldiğinde mağdura karşı farklı günlerde elbisesinin üzerinden cinsel organını elleme, penisini çıkartarak kalçasına sürtme, dudağından öpme, elbisesinin içinden ellerini sokarak göğsünü okşama şeklinde cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirdiği dairece kabul edilmiştir. Her ne kadar iddianamede sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği ve eylemini cebir, tehditle gerçekleştirdiğinden bahisle TCK’nın 103/2, 103/4 maddeleri tatbik edilmesi istenilmiş ise de ;mağdurun sanığın organ soktuğuna yönelik bir beyanının bulunmaması, cinsel organını ağzına sokmaya çalıştığında istememesi üzerine herhangi bir engel hal olmadan eylemini sonlandırdığını belirtmesi karşısında sanığın yukarıda kabul edilen eylemlerinin TCK’nın 103/1.c.3 maddesindeki çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, incelenen kamera görüntülerinde sanığın mağdura karşı cebir ve tehditte bulunmadığının anlaşılması karşısında oluşan şüphe nedeniyle hakkında TCK’nın 103/4 maddesinin tatbikine yer olmadığı kanaatine varılmış; Sanığın eylemine uyan …” şeklindeki gerekçe ile çocuğun teselsülen cinsel istismarı suçundan cezalandırılması yönünde mahkûmiyet kararı verilmiştir

IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi hükmü ile Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/437 Esas, 2023/521 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.12.2023 tarihinde karar verildi.