Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/924 E. 2024/320 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/924
KARAR NO : 2024/320
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/530 E., 2016/4 K.
SUÇ :Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 9. Asliye Ceza Mahkemesinin,13.01.2016 tarihli ve 2014/530 Esas, 2016/4 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesininbirinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay tarihinde başka bir olay ile ilgili yakalandığı esnada, üzerinde emanetin 2014/7748 sırasında kayıtlı bulunan ve kendi fotoğrafının bulunduğu şikayetçiler …, … ve …dına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanları ile yine kendi fotoğrafının bulunduğu … adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesinin bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, suçunu ikrar etmiştir.
3. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 30.06.2014 tarihli ekspertiz raporuna göre, suça konu nüfus cüzdanlarındaki fotoğrafların tahrifen yapıştırıldığı, sürücü belgesinin ise külliyen sahte olarak düzenlendiği ve tüm belgelerdeki sahteciliklerin aldatma niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece suça konu belgelerin duruşmaya getirtildiği, belgelerde bulunan fotoğrafın aynı kişiye ait olduğu gözlemlenmiştir.
5. Mahkemece sanık savunması, şikayetçi beyanı, tanık beyanları, parmak izi fotoğraf kayıt formu, ekspertiz raporu, yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar’’ bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde, “değişik zamanlarda” denilmesi ve aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında; suç tarihinde farklı kişiler adına sahte olarak düzenlenmiş sürücü belgesi ile nüfus cüzdanının ele geçirildiği olayda suça konu belgelerin aynı anda ele geçirilmesi ve farklı tarihlerde düzenlendiğine dair delil bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulama alanı bulunmadığı gözetilerek tebliğnamedeki zincirleme suç hükümlerin tatbik edilmesi yönündeki eleştiriye iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin,13.01.2016 tarihli ve 2014/530 Esas, 2016/4 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.