YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5850
KARAR NO : 2012/7810
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 26/11/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız disiplin cezası nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, İl Kültür Müdürlüğü kadrosunun boş olması nedeniyle iki yıl kadar vekaleten görev yaptığını, davalının asaleten müdürlük kadrosuna atanması nedeniyle müdür muavinliği görevine geri döndüğünü, davalının kendisini sebepsiz yere hedef alarak yıpratmaya çalıştığını, en son haksız olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası uygulaması nedeniyle uğradığı manevi zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, aylıktan kesme cezasının İdare Mahkemesince iptal edildiği, davacının davalıya karşı tutum ve davranışlarıyla kişilik haklarına saldırıda bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının “özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek” iddiasıyla davalı amiri tarafından savunmasının istendiği, savunması yeterli görülmeyerek hakkında ” 1/8 oranında aylıktan kesme cezası” uygulandığı anlaşılmaktadır. Şu halde iddia olunan zarar, idare ajanının başlattığı disiplin soruşturması sırasında meydana geldiği tartışmasızdır.
Anayasa’nın 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1 maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. Eldeki davada husumet kamu görevlisine yöneltildiğinden, mahkemece davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/03/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Anayasa’nın 129/5.maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Dairemizin istikrar kazanmış uygulamaları ve Hukuk Genel Kurulu’nun 15/11/2000 gün ve E:2001/4-1650; 2000/1690, 26/09/2001 gün ve E.2001/4-595 K:2001/643, 29/03/2006 gün ve E.2006/4-86 K:2006/111; 17/10/2007 gün ve E:2007/4-640 K.2007/725; 31/10/2007 gün ve E:2007/4-800 K:2007/797; 20/02/2008 gün ve 2008/4-156 K:2008/140 sayılı ilamlarında aynı ilkenin benimsenmiş olmasına göre davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği şeklinde çoğunluğun bozma nedenine katılmıyorum. 03/03/2012