YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2399
KARAR NO : 2023/11159
KARAR TARİHİ : 28.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/291 E., 2015/348 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, kısmi düşme
Sanığın, 29.12.2015 tarihinde yokluğunda verilen hükmün daha önce aynı adreste usulüne uygun olarak yapılan tebligat bulunmaması nedeniyle 23.03.2016 tarihinde yapılan Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 35 inci maddesine göre tebliğine ilişkin işlemlerin usulsüz olduğu ve bu suretle öğrenme üzerine süresinde temyiz talebinde bulunduğu kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/291 Esas, 2015/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ,
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Özel belgede sahtecilik suçundan,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının j bendi, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği; mahkemece verilen cezayı hak etmediğinden verilen hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin unsurlar oluştuğu halde mahkumiyet hükmü yerine beraat hükmün verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanığın, katılan …’na ait kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş kendi fotoğrafına havi sahte kimlikle Finansbank …Şubesinde 10.000,00 TL tutarında tüketici kredisi çektiği, katılanın Finansbank …Şubesi görevlisi tarafından aranarak bankadan çekmiş olduğu kredi evrakında yanlışlık olduğu gerekçesiyle bankaya davet edilmesi üzerine kredi çekildiğini öğrendiği iddia olunmuştur.
2. … İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince katılan …Ş … …Şube Müdürlüğü’ne ibraz edilen katılan adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı fotokopisi üzerindeki fotoğrafın sanığa ait olduğunun, bankadan kredi işlemlerini yapan kişiye ait kamera kayıtları incelendiğinde, katılan … adına kredi çeken kişinin sanık olduğu belirlenmiştir.
3. … Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün 18/09/2014 tarihli ekspertiz raporunda, Tüketici Kredisi sözleşmesi “taahhütname” başlıklı belge ve Bireysel Kredi Ödeme Planı üzerindeki “…” içerikli yazılar ve Bireysel Kredi Başvuru formu üzerindeki el yazılarının sanık …’a ait olduğunun tespit edilmiştir.
4. Mahkemece tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat hükmü, nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın kredi çekme eylemi sırasında katılan …’na ait kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş sahte kimliği kullanması sebebiyle fiilinin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi yanında aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu da oluşturduğu ve birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle dolandırıcılık suçundan temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.07.2015 tarihli sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/291 Esas, 2015/348 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünde ( B ve C) bendinde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/291 Esas, 2015/348 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.