YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13823
KARAR NO : 2023/10897
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/803 E., 2023/464 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 28.11.2011, 21.12.2011
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
A. Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi itibarıyla sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan … İdaresi Vekili ve Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan
ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2019 tarihli ve 2016/189 Esas, 2019/201 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3 yıl 1 … 15 gün hapis ve 937 gün karşılığı 18.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2020/690 Esas, 2021/8097 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 6111 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa kapsamında kaldığı cihetle, sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte olmayan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesi gereğince ele geçen kaçak çayların değerinin fahiş olduğu gerekçesiyle artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Yasanın 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın Geçici 5/1-d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca sanıkların eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. 28.11.2011 tarihli eylemde ele geçen 163 ton çayın teminatla sanık …’ye iadesine karar verilmesi karşısında, müsaderenin gerçekleşmesi halinde yatırılan teminatın sahibine iadesine, müsadere
mümkün olmadığı takdirde ise teminatın hazineye irad kaydına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5. Katılan kurum lehine hükmolunan vekalet ücretinin, sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/803 Esas, 2023/464 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 1 … hapis ve 625 gün karşılığı 12.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
2.Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
3.Sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanıkların cezalandırılmalarına yeterli delil elde edilemediğine, dava konusu çayların kaçak olmadığına, yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna, mükerrer yargılamanın söz konusu olduğuna, gerekçeli karardaki teşdit uygulamasının denetime elverişli olmadığına ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.28.11.2011 tarihli olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde kolluk görevlilerince sanık …’nin depolarında yüklü miktarda kaçak çay depoladığı bilgisinin alınması üzerine, Cumhuriyet savcısı tarafından saat 20.00 ile 22.00 arasında gecikmesinde sakınca bulunması sebebiyle verilen yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada; sanık …’a ait depoda üzerinde ibare bulunmayan çuvallar içerisinde 100 ton gümrük kaçağı çay, sanık …’ın diğer deposunda da üzerinde ibare bulunmayan çuvallar içerisinde 63 ton gümrük kaçağı çay olmak üzere toplam 163 ton gümrük kaçağı çay ele geçirildiği, suça konu çayların sanıklar … ve …’a ait olduğu anlaşılmıştır.
2.28.11.2011 tarihinde ele geçen çaylar bakımından düzenlenen … raporunda, suça konu çayların düşük kalitede BOP tipi yabancı menşeili çay olduğu tespit edilmiştir.
3.21.12.2011 tarihli olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde kolluk görevlileri tarafından yapılan yol kontrolünde, … ve … plakalı araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, üzerinde “…” yazılı kutular halinde, sanıklar … ve …’a ait toplam 18.228 kg gümrük kaçağı çay ele geçirildiği anlaşılmıştır.
4.21.12.2011 tarihinde ele geçen çaylar bakımından düzenlenen … raporunda, suça konu çayların
orta kalitede PEK tipi yabancı menşeli çay olduğu tespit edilmiştir.
5. Sanıklara soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmadığı, bozma üzerine yargılama aşamasında ise indirim oranı 1/3 olarak bildirilerek ihtarat yapıldığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi itibarıyla sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kanun’a muhalefet kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan … İdaresi Vekili ve Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2020/690 Esas, 2021/8097 Karar sayılı ilâmına göre suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kararın düzeltilerek onanması suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla, katılan … İdaresi vekilinin bu konuyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan … İdaresi vekili ve sanıklar müdafilerinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
1.5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı … Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanıklara ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanıkların yanıltılmaları ve haklarında ödemediklerinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması ile sanıklara 28.11.2011 ve 21.12.2011 tarihli eylemlerde ele geçen kaçak eşyaların toplam gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının bildirilmesi gerekirken, 28.11.2011 tarihli eylemde ele geçen kaçak eşyalar yönünden ödeme teklifi yapılmayarak eksik miktarda ihtarat yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.21.12.2011 tarihli eylemde ele geçen suça konu kaçak çay hakkında tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, 21.12.2011 tarihli eylemde ele geçen kaçak çay tasfiye edilmiş ise tasfiye
bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Gerekçeli karar başlığında 28.11.2011 tarihli suç tarihinin yazılmaması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan … İdaresi Vekili ve Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/803 Esas, 2023/464 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.