YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6119
KARAR NO : 2012/7696
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 05/08/2010 gününde verilen dilekçe ile hakaret nedeniyle kişilik hakkına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/02/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik hakkına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı; davalı …’nun, 03.08.2010 günü Bayburt ve Gümüşhane’de düzenlenen açık hava konuşmalarında şahsiyet haklarına saldırı mahiyetinde ağır hakaretlerde bulunduğunu, halkın kin ve nefretine maruz bıraktığını, eleştiri sınırlarının aşıldığını öne sürerek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı sıfatıyla davacı Başbakanın ülkeyi yönetme biçimi, siyasi geçmişi, ekonomik yaşam standardı gibi konularda eleştirilerini ortaya koyduğunu belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının halka hitaben aynı gün farklı yerlerde yapılan konuşmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının haketmediği bir mal varlığına sahip olduğu, bunun meşru yollardan kazanılmadığı, kul hakkı, yetim hakkı yediği gibi ifadeler kullanılarak eleştiri sınırlarının aşıldığı, davacıyı toplum içinde küçük düşürecek ve kişilik haklarına saldırı teşkil edecek nitelikte olduğu gerekçesiyle davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Dava konusu sözlerin söylendiği açık hava toplantılarında yapılan konuşmalar bir bütün olarak incelendiğinde; bir muhalefet partisinin genel başkanı olan davalının, Anayasa değişiklikleriyle ilgili referandum öncesinde halka hitaben yaptığı açıkhava konuşmasında; davacının başbakan olarak görev aldığı hükümetin iş ve eylemlerine yönelik eleştiriler yönelttiği, bu konudaki düşünce ve görüşlerini açıkladığı, genel başkanı olduğu siyasi parti ve kendisi hakkında eleştirilerde bulunan davalının, kişilik haklarına yönelik olmayan sert eleştirilerde bulunduğu, siyasi bir kişilik olan davacının hakkında yapılan sert eleştirilere katlanması gerektiği, konuşmanın tümünün eleştiri sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.