YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6213
KARAR NO : 2024/382
KARAR TARİHİ : 17.01.2024
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/847 E., 2022/923 K.
…
…
HÜKÜM/KARAR : Kabul / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/95 E., 2021/68 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … Kişiliğini temsilen köy muhtarı dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 105 ada 114 ve 115 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazların köyün kadim merası olduğununu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile köyün kadim merası olduklarının tespitine ve “köyün kadim merası olarak sınırlandırılmalarına” karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … ve müşterekleri vekili cevap dilekçesinde; eldeki davadan önce köy halkından … ’ın müvekkillerinden …’ı dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak meraya müdahale ettiği gerekçesiyle İlçe Kaymakamlığı’na şikayet ettiğini ancak 3091 sayılı Kanun uyarınca yapılan tahkikat sonucunda şikayetin reddine karar verildiğini, yine eldeki davadan önce … tarafından, dava konusu taşınmazların mera olduğu ileri sürülerek Kadastro Mahkemesinde tespite itiraz davası açıldığını, yargılama sırasında davacının davadan feragat etmesi sebebiyle Mahkemece davanın reddi ile taşınmazların tespit gibi tesciline karar verildiğini, Kadastro Mahkemesinden verilen hükmün eldeki dava için kesin hüküm teşkil edeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların evvelinde köy halkı tarafından hayvan otlatılmak suretiyle kullanıldığı, ziraat mühendisi bilirkişiden aldırılan rapora göre taşınmazların geven, kekik gibi çok yıllık mera bitkileri ile kaplı olup toprak yapısı itibariyle etrafındaki mera parselleri ile benzer özellik gösterdiği, harita mühendisi bilirkişi tarafından incelenen 1956 ve 2004 tarihli hava fotoğraflarından, taşınmazlarda tarımsal faaliyet bulunmadığının anlaşıldığı, hiçbir zaman tarla vasfında olmayan taşınmazların davalı şahıslar adına tespit ve tescil edilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 105 ada 114 ve 115 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mera olduklarının tespitine ve yararlanma hakkı davacı … Kişiliğine ait olmak üzere mera vasfı ile özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların müvekkilleri tarafından dava dışı kişilerden satın alındığını ve tespit tarihine kadar da zilyet edildiğini, Mahkemece harita mühendisi bilirkişinin incelediği yalnızca 2 adet hava fotoğrafından yola çıkılarak taşınmazların mera vasfında olduğu kanaatine varılmasının hatalı olduğunu, mahallinde dinlenen yerel bilirkişilerin yanlı şekilde beyanda bulunduklarını, senet tanıklarının dinlenilmediğini, öte yandan Mahkemece kaymakamlık kararları ile eldeki dava yönüyle kesin hüküm oluşturan mahkeme kararının değerlendirmeye alınmadığını, dosya arasında bulunan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin de giderilmediğini ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmesi istemine ilişkin olduğu, dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarına ek olarak Dairenin 24.11.2021 tarihli geri çevirme kararıyla jeodezi ve fotogrametri bilirkişiden ek rapor aldırıldığı, geri çevirme kararı uyarınca aldırılan 11.04.2022 tarihli ek bilirkişi raporundan, 1963, 1973 ve 2004 tarihli hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazlarda tarımsal faaliyet görülmediği ve bu taşınmazlara komşu 105 ada 120 sayılı mera parseli ile benzer nitelikte olduğunun anlaşıldığı, bunun dışında Suşehri Kadastro Mahkemesinin 2007/237 Esas, 2014/13 Karar sayılı dosyasındaki davacı ile eldeki davanın davacısı farklı olduğundan Kadastro Mahkemesi hükmünün eldeki dava yönüyle kesin hüküm oluşturmayacağı, yine davalı tarafın dayandığı Kaymakamlık kararı kadastro tespiti sonrası düzenlendiğinden eldeki davada zilyetliğin ispatı açısından önem taşımadığı, açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14, 16 ve 17 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Kadastro çalışmaları sonucunda … köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 105 ada 114 parsel sayılı 5.484,33 metrekare ve 105 ada 115 parsel sayılı 5.107,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, malikinin kim olduğu bilinmediğinden önce ayrı ayrı Hazine adına tarla vasfıyla tespit ve daha sonra Kadastro Komisyon kararı uyarınca … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Köy halkından …, dava konusu taşınmazların mera vasfında olduğunu ileri sürerek taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılması istemiyle Kadastro Mahkemesinde taşınmazların tespitine itiraz etmiş, yargılama sırasında davacının davasından feragat etmesi üzerine Suşehri Kadastro Mahkemesinin 15.08.2014 tarihli, 2007/237 Esas, 2014/13 Karar sayılı kararıyla davanın feragat nedeniyle reddine, taşınmazların Kadastro Komisyon kararı uyarınca tesciline karar verilmiş; hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, böylece taşınmazların kadastro tespiti hükmen kesinleşmiştir.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, dava konusu taşınmazların mera vasfında olduğu belirlendiğine ve ortada meranın aidiyetine ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığına göre, taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Mahkemece bu yönde dava olmadığı halde meranın aidiyeti hakkında da hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının, (1) numaralı fıkrasının ilk ve ikinci bentlerinde yer alan “yararlanma hakkı davacı … Kişiliğine ait olmak üzere” ifadesinin ayrı ayrı hüküm yerinden çıkarılmasına ve yine aynı bentlerde yer alan “mera vasfı ile” ifadelerinden sonra gelmek üzere, “sınırlandırılarak” ifadesinin ayrı ayrı yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.