Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11402 E. 2023/11217 K. 14.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11402
KARAR NO : 2023/11217
KARAR TARİHİ : 14.11.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/768 E., 2023/190 K.
KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalı … Bakanlığına bağlı … ili … ilçesi … Okulunda bakıcı anne olarak 14.09.2000 – 30.05.2010 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini istemiş, davacı vekili ıslah dilekçesi ile okulun sömestr ve yaz tatillerinde kapalı olduğu sürelerin dışlanması ile kalan dönem yönünden karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süreden reddini, esasa ilişkin olarak da kabul anlamına gelmemek kaydıyla, şayet mahkemece kabule ilişkin karar verilecekse tatil dönemlerinin dışlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumetten ve hak düşürücü süreden reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2020 tarihli ve 2016/178 – 2020/47 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve fer’i müdahil SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; tanık beyanları dikkate alındığında, davacının okula veli olarak gelip gittiği hususunun kesin olduğunu, okul yönetiminin işveren sıfatının olmadığını, velilerin tamamen kendi aralarında para toplayarak yardımcı personel bulundurduğunu, ana sınıfındaki yardımcı personelin velilerden emir – talimat aldığının ve velilere bağlı olarak çalıştığının anlaşıldığını, hal böyle iken mahkemenin, davacının çalışmalarının iş görme ve bağımlılık unsuru içerdiği gerekçesiyle … ile arasında iş akdi kurulduğu tespitinin hukuka aykırı olduğunu, davacının … ile iş akdi içerisinde olsaydı, sigortası yapılmasa bile okul yönetiminden maaş alması gerektiğini, aksinin kabulünde ise kişinin yaklaşık 10 yıl okuldan maaş almadan okul için çalışması anlamına geleceğini, bunun da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Fer’i Müdahil SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; davacının bildirilmediğini iddia ettiği çalışma günlerini ispatlaması gerektiğini, usulüne uygun düzenlenip süresi içinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesinin, kişinin işe girişini gösterir yazılı delil niteliğinde olsa da yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda, çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlarla çalışma olgusunun ispatlanması gerektiğini, davacının davasının yeterli delillerle ispat edemediğini, Mahkemece yeterli delil toplanmadan eksik incelemeyle dosyanın bilirkişiye gönderildiğini, bilirkişinin de hatalı şekilde rapor düzenlediğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2020 tarihli ve 2020/1251 – 2020/2218 E.K. sayılı kararı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi üzerine, davalı … vekili ve fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

Daire kararında, “Dosyadaki kayıt ve belgelerden, talep edilen dönem içerisinde gerek okul işyerinden gerekse dava dışı başka bir işyerinden davacı adına hizmet bildiriminde bulunulmadığı, davacı adına 27.09.2010, 12.09.2011, 14.09.2012, 24.09.2012 ve 11.02.2013 tarihli beş adet işe giriş bildirgesinin dava dışı … sicil sayılı … Temizlik İnş. Güvenlik Tur. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden Kuruma verildiği, davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde; 27.09.2010-31.05.2013 arasında sömestr ve yaz tatiline denk gelen tarihler dışlanmak suretiyle dava dışı 1173899 sicil sayılı … Temizlik İnş. Güvenlik Tur. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden 27.09.2010 tarihli girişle 94 gün ayda 30 gün üzerinden eksiksiz, 2011/1-12. aylar arası ayda 30 gün üzerinden eksiksiz 300 gün, 2012/1-12. aylar arası 6. ayında 5 gün olmak üzere toplam 275 gün, 2013 yılında 134 gün çalışmasının bildiriminin yapıldığı, … Temizlik İnş. Güvenlik Tur. Tic. Ltd. Şti. unvanlı 1173899 işyeri sicil işyerinin “temizlik işleri” mahiyetinde 01.04.2010-30.11.2017 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, mahkemece … İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında, … Okulu ile dava dışı … Temizlik İnş. Güvenlik Tur. Tic. Ltd. Şti. ile arasında hizmet alım sözleşmesi yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı bilgisinin verildiği, 14.09.2000-30.05.2010 tarihleri arasında Yüzüncü … Okulunda görevli personel listesinin getirtildiği, kamu tanıklarının dinlendiği, somut olayda, Mahkemece davanın kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, yapılması gereken işin; … ve dava dışı … Temizlik İnş. Güvenlik Tur. Tic. Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin niteliği belirlenmeli, asıl işveren-alt işveren ilişkisi belirlenmesi halinde, dava dışı işyerinin de hak alanını ilgilendirdiğinden HMK m. 124 gereğince davaya katılımı usulünce sağlanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, davacının bu işyerinde gerçek ve fiili hizmetinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, gerçek işverenler ve dolayısıyla davacının hangi işverenler nezdinde hangi tarihler arasında çalıştığı her türlü şüpheden uzak bir biçimde açıkça belirlenmeli, şayet asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut değil ise bu husus tespit edildikten sonra talep tarihine göre hak düşürücü süre irdelenmeli, böylece bu konuda gerekli tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi” gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2022/768 – 2023/190 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, … İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü … Ortaokulu Müdürlüğünün 01.12.2022 tarihli yazısında; dava dışı … Timited Limited Şirketi ile okul arasında temizlik işlerine ilişkin yapılmış herhangi bir sözleşmenin kayıtlarında bulunmadığının belirtildiği, … Ticaret ve Sanayi Odasının 14.11.2022 tarihli yazısında; … Limited Şirketinin 11.04.2014 tarihinde münfesih duruma geldiği, 1173899 sicil numaralı … Temizlik İnşaat Limited Şirketinin (temizlik işleri) mahiyetinde olmak üzere (01.04.2010-30.11.2017) tarihleri arasında kanun kapsamında bulunduğunun belirtildiği, münfesih durumda bulunan … Limited Limited Şirketi ile … arasında asıl-alt işverenlik ilişkisine dair belgelendirme yapılamadığı, akdi ilişkinin (örnek uyuşmazlıklardan görüldüğü üzere) dava dışı Şirketler ile Okul Aile Birliği ya da Koruma Dernekleri aracılığı ile de sağlandığı bilinmekle beraber bu yönde bir belge ve kayda da rastlanmadığı, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında, bildirim dışı tutulan sürenin sonunun değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonunun başlangıç alınması gerektiği, davalı … ile dava dışı Şirket arasında asıl-alt işverenlik ilişkisinin saptanamadığı, 2020 yılında farklı bir işyerinde işe giriş bildirilmiş olması karşısında hak düşürücü süreye ilişkin değerlendirmenin buna göre yapılması gerektiği, tespiti talep edilen son tarih olan 30.05.2010 ile dava dışı işyerine giriş tarihi olan 27.09.2010 tarihleri dikkate alındığında ve aynı anda iki farklı işyerinde de çalışıldığı iddiası bulunmamakla, dava tarihi olan 25.04.2016 itibariyle talep hak düşürücü süreye uğramış olduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, toplanan delillerin göz ardı edildiğini, … Ltd. Şti. hakkında yeterince araştırma yapılmadığını, anılan şirketin dönem bordrolarının celbi ile tanıkların dinlenilmediğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, davalı … Bakanlığına bağlı okulda 14.09.2000 – 30.05.2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2. Öte yandan 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

3. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir.

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarih ve 13/5 sayılı YİBK)

3. Değerlendirme
İnceleme konusu eldeki davada, davacı davalı … Bakanlığına bağlı okulda 14.09.2000 – 30.05.2010 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece bozmaya uyularak, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Somut olayda, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının çalışmalarının 2013 yılı bildirim sonuna kadar davalı Bakanlığa bağlı okul işyerinde geçtiği anlaşılmakla, giderek bildirimi yapılmayan 30.05.2010 – 27.09.2010 tarihleri arasında okulun yaz tatilinde olması nedeniyle hizmet akdinin askıda olduğu gözetildiğinde, talebe konu 14.09.2000 – 30.05.2010 tarihleri arası dönemin hak düşürücü süreye uğradığından söz edilemeyeceği açık olup Mahkemece yapılacak iş; işin esasına girilerek, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca karar vermekten ibarettir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.