YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10710
KARAR NO : 2023/11295
KARAR TARİHİ : 15.11.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/56 E., 2023/190 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı şirkette 01.07.2001 – 18.10.2007 tarihleri arasında, idari binada çalıştığını, ancak bu çalışmalarının diğer davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirildiğini ileri sürmüş ve 01.07.2001 tarihi ila 17.10.2007 tarihleri arasında ise davalı … Ltd. Şti.’ye ait iş yerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu dönemdeki çalışmalarının hizmet cetvelinde belirtildiği gün kadar olduğunu, kurum kayıtlarının yazılı delil taşıdığını, yasa ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre aksinin eşdeğer şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanabileceğini, sigortalının yaptığı çalışmalarla ilgili iddiaların ispatında ücret tediye bordroları ve sair resmi nitelikte yazılı belgeler ve deliller arandığını, yazılı belge ve karşısında tanık beyanları ile ispatın mümkün olmadığı gibi işverenin kabul beyanına göre dahi hüküm kurulamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Diğer davalı … Ltd.Şti davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.12.2015 tarihli ve 2012/802 Esas, 2015/536 Karar sayılı kararı ile ” Davacının davasının kısmen kabulü ile
1-Davacı …’nun, davalı … San.İnş.Mal.Nak.oto Alım-Satım Oto İhr.İth.Tic.Ltd.Şti.’ye ait … numaralı işyerinde, dava konusu edilen 05/04/2004 ila 18/10/2007 tarihleri arasında 506 ve 5510 sayılı Yasalar kapsamında kesintisiz olarak toplam 1993 gün sigortalı olarak asgari ücretle çalıştığı, bu çalışmalarının 668 gününün işverence SGK’ya bildirildiği, geri kalan 1325 günün SGK’ya bildirilmediğinin tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin ispatlanamaması nedeni ile reddine,” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 25.02.2019 tarihli 2016/17187 Esas, 2019/1620 Karar sayılı ilamı ile “Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde, Mahkemece dinlenen davacı ve bordro tanıklarının davalı iş yerinde geçen sigortalı hizmet sürelerinin başlangıç ve bitiş tarihleri dikkate alındığında, davacının, davalı iş yerinde tespitini istediği dönem kapsamında, çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanabilmesi açısından, çalışmanın geçtiği iddia edilen iş yerinden 2006-2007 yılları arası dönemi de kapsar şekilde, bildirimi bulunan bordrolu tanıkların bilgi ve görgülerine başvurulmalıdır. Diğer yandan davacının hizmet cetvelinde, davalı işverenlikte işe giriş tarihinin 05.04.2002 olduğu dikkate alındığında, kararda davacının işe giriş başlangıç tarihinin 05.04.2004 olarak belirtilmesi suretiyle maddi hata yapılması isabetsiz olmuştur.”
Yine dosya kapsamında yer alan davacıya ait hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde, davacının dava konusu dönemde, 30.04.2004 ile 2006/02 tarih aralığında ve 2006/03 ayında, dava dışı … unvanlı, … sicil sayılı işverenlikte, tam gün üzerinden bildirilmeyen fasılalı çalışmalarının olduğunun anlaşılması karşısında, ilgili iş yerine husumet yöneltilmeli, davalı iş yeri ile anılan işverenlik arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi olup olmadığı, yoksa bu bildirimlerin fiili ve gerçek olup olmadığı dolayısıyla anılan dönemde geçen çalışmaların, davalı iş yerinde geçip geçmediği hususları, her iki iş yerinin bordro tanıkları dinlenmek suretiyle tespit edilmeli, 14.07.2003-30.04.2004 arası dönemin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramayacağı da, bunun sonucuna göre irdelenmeli,davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek, toplanan kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.” hususlarına işaret edilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 01.07.2022 tarihli ve 2020/564 Esas, 2022/143 Karar sayılı kararıyla;”1-Davanın kısmen kabulü ile davacı, … T.C ve … sigorta sicil no’lu …’nun; davalı işveren … Top.San.Ltd.Şti’ye ait … SGK İl Müdürlüğünde … sicil sayılı dosyada işlem gören tuğla imali işyerinde; 05.04.2002 – 29.04.2003 14.03.2006 – 18.10.2007 tarihleri arasında toplam 1319 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 424 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği 895 günlük kısmının bildirilmediği, Davalı işveren Kirlican Tuğla Fabrikası-…’a ait … SGK İl Müdürlüğünde ….45.01 sicil sayılı dosyada işlem gören tuğla imali işyerinde; 30.04.2004 – 13.03.2006 tarihleri arasında toplam 674 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 244 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği 430 günlük kısmının bildirilmediği, bildirimi yapılmayan dönemlerde o günlerin asgari ücretini aldığının tespitine” dair verilen karara karşı tüm davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairenin 19.12.2022 tarihli ve 2022/11790 E. 2022/16252 K. sayılı ilamı ile “Mahkemece, bozma sonrası kararında, davacı yanın 01.07.2001 ile 17.10.2007 tarihleri arasındaki çalışmalarının kesintisiz olduğu kabul edilmekle, bildirim dışı kalan sürelerin tespitine ilişkin olarak, hükme dayanak kılınan rapor içeriğinde, tespite konu ve bildirilmesi gereken sürenin esasen davalı işveren … Top. San. Ltd. Şti. nezdinde 05.04.2002 -29.04.2004 , 14.03.2006 – 18.10.2007 arası dönem yönünden belirlenmiş olmasına rağmen, Mahkemenin kabulune konu ilk dönem yönünden, davacının davalı işveren … Top. San. Ltd. Şti nezdindeki çalışmalarına yönelik kabul sonunun 29.04.2003 olarak belirtilmesi ve diğer davalı … unvanlı işyerinden 30.04.2004 tarihinde başlayan çalışmaların, kesintisiz şekilde 13.03.2006 tarihine kadar devam ettiğininin anlaşılması karşısında, Mahkemenin, davacının çalışma olgusunun varlığına ve sürekliliğine yönelik kabul gerekçesi ile çelişki arz edecek şekilde kabule konu ilk dönem yönünden 29.04.2003 tarihi ile sınırlı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, infaza elverişli hüküm kurulması gereği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “1-Davanın kısmen kabulü ile,
Davacı, … T.C ve … sigorta sicil no’lu …’nun; davalı işveren … Top.San.Ltd.Şti’ye ait … SGK İl Müdürlüğünde … sicil sayılı dosyada işlem gören tuğla imali işyerinde; 05.04.2002 – 29.04.2004, 14.03.2006 – 18.10.2007 tarihleri arasında toplam 1319 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 424 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği 895 günlük kısmının bildirilmediği, Davalı işveren Kirlican Tuğla Fabrikası-…’a ait … SGK İl Müdürlüğünde ….45.01 sicil sayılı dosyada işlem gören tuğla imali işyerinde; 30.04.2004 – 13.03.2006 tarihleri arasında toplam 674 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının 244 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği 430 günlük kısmının bildirilmediği,bildirimi yapılmayan dönemlerde o günlerin asgari ücretini aldığının tespitine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, tanık beyanlarına itibarla hüküm kurulamayacağını, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini, beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı, maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.