YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20545
KARAR NO : 2024/330
KARAR TARİHİ : 11.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1126 E., 2016/583 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; bilirkişi raporunda yer alan fotoğraflar incelendiğinde yapılan imalatın sadece sundurmadan ibaret olmadığı, kolonlar ile ayakta tutulduğu, binanın statiğini değiştirebilecek nitelikte esaslı bir tadilat içerdiği, dolayısıyla istenildiği takdirde kolayca sökülüp kaldırılabilecek nitelikte bir imalat olmadığı, yapılan imalatın şu an için etrafı kapatılmış olmasa da, sanık tarafından yapılan ilave imalatın kat yüksekliğinde oluşu da göz önüne alındığında, geçmiş kaçak yapı deneyimlerinden zaman içerisinde bu imalatların çevrelerinin kapatılarak ilave kapalı alan oluşturulduğu ve daire olarak kullanıldığı, hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelinin binanın üzerine ruhsata aykırı olarak yüksek sundurma çatı imalatı yaptığının tespit edildiği iddiasıyla açılan davada suça konu yerin ruhsata tabii yapı olduğu, ancak bina vasfında olmadığının tespit edilmesi karşısında unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Katılan Vekilinin Temyiz Nedenleri ve Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
5237 sayılı Kanun’un 184/1 inci maddesinde “yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ve yaptıran” kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, İmar Kanunu’nun 5 inci maddesinde de bina kavramının “Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır.” şeklinde açıklanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21/3 maddesine göre “derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir”. Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 14 ve 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği’nin 16 ncı maddesine göre esaslı tadilat, “yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen ve/veya inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler” şeklinde tanımlanarak, esaslı tadilatın, ruhsata tabi olduğu ifade edilmiştir.
Somut olayda sanığın eyleminin binanın taşıyıcı unsurlarını etkileyip etkilemediği, statiğini bozup bozmadığı ve yeni alan kazandırıp kazandırmadığı yönünde ayrıntılı bilirkişi raporu düzenlendikten sonra sanığın üzerine atılı suçun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği
Belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.