YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/843
KARAR NO : 2023/4711
KARAR TARİHİ : 27.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2007/288 E., 2007/621 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen kadastro öncesi zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Manavgat ilçesi … Köyü … Mevkii 184 ada 4 ve 5 parsellerde bulunan doğusu: yar (uçurum/kaya) ve cebel (dağ/ekime elverişli olmayan toprak anlamında), batısı: … Okumuş, güneyi: … tarlası ve … Okumuş, kuzeyi: cebel ile çevrili tahmini dokuz dönüm olan taşınmazın sahibi olduğunu, bu taşınmazı yaklaşık otuz yıldır kullanmakta olduğunu, tarla olarak yararlandığı yerdeki zilyetlik durumunun herkesçe bilindiğini, taşınmazın orman ile bir ilgisi olmadığını, bu yerin … Köyü … oğlu … ‘dan alındığını, … önce bu yerin … ‘nın babası tarafından kullanıldığını ve müvekkilinin kesintisiz olarak bu yeri zilyet ve tasarruf ettiğini ileri sürerek; bu yerin davacı adına tapuya kaydına yazılmasına ve davalı adına olan kaydının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, Orman İşletme Müdürlüğünün tek başına davalara katılma hakkı olmadığını, Orman Genel Müdürlüğü adına davaları takip ettiğini, ayrıca davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, kadastrodan önceki sebeplere dayanarak dava açma hakkının sadece tapu sahiplerine verildiğini, bunların da 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabileceklerini, davacının dayandığı bir tapu kaydı olmadığı gibi bu yerden kadastro geçeli 10 yıldan fazla bir süre olduğunu, Manavgat ilçesi Hocalı Köyü Yarbaşı Mevkiinde kain dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgeden hem arazi kadastrosu hem de orman kadastrosunun geçtiğini ve taşınmazların kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığını, orman vasfını koruduğu için daha sonra geçen 2/B uygulamasında da orman sınırları dışına çıkarılmadığını, bir yerde orman tahdidi kesinleşmişse yerin orman olup olmadığı tahdidin uygulanması ile anlaşılabileceğini, bu nedenle orman tahdit sınırları içerisinde kalan bu taşınmazlar hakkında açılan davanın reddedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın Devlet ormanı olup özel mülkiyete konu olamayan yerlerden olduğunu, ormandan açma yapılarak elde edildiğini, Devlet ormanlarının zilyetlik, kazandırıcı zamanaşımı gibi yollarla mülk edinilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2007 tarihli ve 2007/288 Esas, 2007/621 Karar … kararı ile; … ili, Manavgat ilçesi, Hocalı Köyü 184 ada 4 ve 5 parselin kadastro tutanaklarının 19.10.1993 tarihinde kesinleştiği ve 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 12/3 maddesi gereğince hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın 4721 … Türk Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 713/1 maddesinde dayandığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından zilyetliğin süresi ile ilgili araştırma yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolması nedeni davalı lehine taşınmazın tescil edilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın başında keşif yapılması ve keşifte de tanıkların dinlenmesi ve tüm delillerin toplanması üzerine karar verilmesi gerektiğini, keşif yapılmadan deliller toplanmadan, tanıklar dinlenilmeden verilen kararın hatalı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro öncesi hukuki sebebe dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kanun’un 12 nci maddesi, 6100 … Kanun’un 114/1-d ve 115/2 maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava Orman İdaresine karşı açılmıştır. Tapu iptali tescil davalarının tapu malikine karşı açılması gerekir. Husumet, davanın görülebilme koşulu olup yargılamanın her aşamasında İlk Derece Mahkemesince kendiliğinden (re’sen) nazara alınması gerekir. İlk Derece Mahkemesince, 3402 … Kanun’un 12/3 üncü maddesi gereğince hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de davanın tapu maliki Hazineye karşı dava açılması gerekirken Orman İdaresine karşı açılması dolayısıyla husumetten ret kararı verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla kararın usul ve kanuna aykırı olduğu görülmektedir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün bozulması yoluna gidilmemiş; 6100 … Kanun’un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 438 üncü maddesi gereğince gerekçe düzeltilerek onama kararı verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Davacı tarafın temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Hükmün açıklanan şekilde gerekçesi değiştirilmek suretiyle DÜZELTEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı …’a iade edilmesine,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.