Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/16815 E. 2023/4705 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16815
KARAR NO : 2023/4705
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2011/5 E., 2017/3 K.
DAVA TÜRÜ : Kadastro tespitine itiraz

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalı asıllar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro tespiti sırasında 184 ada 271 parsel … 290.151,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz miras hakkına dayanılarak davalılar … ve arkadaşları adına payları oranında tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, taşınmazın mera olduğunu ileri sürerek tespitin iptalini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen ilk kararda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın mera niteliğiyle özel siciline tesciline karar verilmiştir. Davalılardan … ve arkadaşları tarafından temyiz itirazında bulunulması üzerine yapılan inceleme neticesinde Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10.06.2010 tarihli ve 2009/5525 Esas, 200/3626 Karar … ilamıyla; öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedeni olduğu, İlk Derece Mahkemesince nüfus kayıtlarında 05.05.2002 tarihinde öldüğü anlaşılan davalı … oğlu …’ın mirasçıları davaya dahil edilmeden, öldüğü bildirilen … ve …’ın nüfus kayıtları getirilip taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi yerinde olmadığına işaret edilerek yargılama sırasında öldüğü tespit edilen davalı … oğlu … ile öldüğü bildirilen … ve …’ın yasal mirasçılarını gösterecek biçimde onaylı nüfus kayıt örnekleri ilgili Nüfus Müdürlüklerinden getirtilerek kimlikleri bu yolla; tebligat yapılamayanların tebligata elverişli adresleri zabıta aracılığı ile belirlenmesi, adı geçenlere dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 … Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmesi, husumet yaygınlaştırılarak davada bu yolla taraf koşulu oluşturulması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi için temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenlerine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; kadastrocu bilirkişinin 19/08/2008 havale tarihli raporunda davalıların dayandığı tapu kaydının uygulanabilirliğinin olmadığı, dava konusu yerin zaten eskiden beri Golan yaylasında meskun davalıların ortak kullanımında olduğu, ziraatçi bilirkişi 23.07.2008 havale tarihli raporunda da dava konusu taşınmazın çevresini saran arazilerin tamamının mera olduğu dava konusu arazi ile bir bütünlük oluşturduğu anlaşıldığından dört tarafı mera ile çevrili olup eylemli olarak mera bütünlüğünü bozan taşınmazın vasfını tayinde mahalli bilirkişi ve tanık sözlerine itibar edilemeyeceği bir çok müstakar Yargıtay içtihadında belirtilmekle, dava konusu yerin …Mahallesi … yaylasının kullanımında mera olduğu, meralar üzerindeki zilyetlik süresinin neye ulaşırsa ulaşsın zilyetlikle kazanımına imkan vermeyeceği anlaşıldığından davacı Hazinenin davasının kabulüne, davaya konu 184 ada 271 parsel … taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile mera vasfıyla özel siciline tesciline karar verilmiştir. Hükme karşı, süresi içinde bir kısım davalılar ve mirasçıları … … … , …, …, … …, …, … , …; …, …, …, …, … vasisi … temyiz isteminde bulunmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar ve mirasçıların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 233,95’er TL’nin temyiz eden …, … ve …. ve arkadaşlarından ayrı ayrı alınmasına, 1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.