YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3544
KARAR NO : 2023/12049
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/550 Esas, 2021/379 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2012 tarihli ve 2012/38000 Soruşturma, 2012/18425 Esas, 2012/8425 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2014 tarihli ve 2012/852 Esas, 2014/19 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan beraatine hükmedilmiştir.
3.Katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/590 Esas, 2020/1297 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2020/550 Esas, 2021/379 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 52 nci maddeleri ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna hükmedilmiş, sanık hakkında verilen cezanın, Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/876 Esas ve 2015/213 sayılı Kararı ile verilen cezadan aynı Kanun’un 63 üncü maddesi gereği mahsubuna hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, kendisine mükerrer dava açılıp cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; olay tarihinde sanığın daha önce tanıdığı ve bir kısım ekonomik sıkıntılarından dolayı acilen paraya ihtiyacı olup kendisinden borç para isteyen mağdura aylık 250 TL faiz ödenmesi koşulu ile 4.000 TL borç para verdiği ve karşılığında da mağdur tarafından imzalanmış bir adet boş senet aldığı, aldığı borç parayı faiziyle birlikte taksitle ödemeye başlayan mağdurun borcun bir miktarını ödediği, kalan kısmını ise ödeyemediği için sanık ile bir araya gelip borcu yapılandırma hususunda tekrar görüştüğü, yapılan görüşme sonucunda sanığın elindeki senedi mağdura verip karşılığında mağdur tarafından imzalanan yeni bir boş senet aldığı ve aradan geçen uzun bir süreye rağmen alacağının ödenmemesi üzerine bu senedi hakkında kovuşturmama kararı verilen … isimli şahsa icraya koyması için verdiği, dolayısıyla sanığın gelir elde etmek amacı ile faiz ve senet karşılığında mağdura borç para verdiğinin sabit olduğu ve eylemlerinin zincirleme tefecilik suçunun unsurlarını oluşturduğu sabit bulunarak atılı suçtan cezalandırılmasına ve aynı suçtan kesinleşen cezasının mahsubuna karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemleri için, tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahsuba konu Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet tarihi olan 12.03.2015 olduğu ve bu tarihten, inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2021 tarihli ve 2020/550 Esas, 2021/379 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.