YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21207
KARAR NO : 2024/703
KARAR TARİHİ : 18.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/800 E., 2016/249 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında O.K.’ya ve M.T.’ye yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2.Sanık hakkında S.Y. ve A.F.’ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası,43 üncü,62 nci maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 27.02.2012 tarihinde kesinleştiği,
4.Sanığın 27.07.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanmasına ve hak yoksunluklarına,
5.Sanık hakkında M.T.’ye yönelik kasten yaralama suçundan ise, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararı temyiz etmek istediğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelinin şikayetçilerden S.Ö.’nün eski eşi olduğu, olay günü elinde adli emanette kayıtlı sopa olduğu halde S.Ö.’nün evine geldiği, şikayetçiler S.Ö. ve A.F.’ye hitaben ” O…. ” dediği, bunun üzerine evde bulunanlar ile arasında tartışma çıktığı, şikayetçi O.K.’ya elinde bulunan sopa ile vurduğu ve hayati tehlike geçirmeden basit tıbbi tedavi ile iyileşir derecede yaraladığı, bu sırada olay yerinde bulunan M.T.’nin tarafları ayırmak için araya girdiği ve şüphelinin elindeki sopa ile bacağına vurarak onu da hayati tehlike geçirmeden basit tıbbi tedavi ile iyileşir derecede yaraladığı iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçları işlediği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası,86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Suçların tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihi dikkate alındığında önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de eklendiğinde, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.