YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22530
KARAR NO : 2023/1089
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/182 E., 2015/84 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜMLER : Beraat, düşme, mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/182 Esas, 2015/84 Karar Sayılı Kararı İle;
A) Sanık … hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine,
B) Sanık … hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine,
C) Sanık … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun’un 38 ve 40 ıncı maddeleri yollamasıyla 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili, verilen beraat ve düşme hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu, sanık … hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle vekalet ücretiyle sınırlı olarak kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Haydarlar Köyü Muhtarı sanık …’nun, ekilip biçilmeyen bir kısım arazileri ekip biçilmiş gibi göstererek devletten destekleme parası alarak haksız kazanç sağladığı iddiası ile ihbarda bulunulması üzerine, Kaymakamlıkça başlatılan tahkikat sonucunda yerinde yapılan tespite göre destekleme parası alınan Haydarlar Köyü 0 ada 63, 126, 166 ve 191 nolu parsellerde tarımsal faaliyette bulunulmadığının tespit edildiği, köy azası olan sanık …’in, sanık …’ın 2012 üretim sezonu beyanını imzaladığının anlaşıldığı, bu suretle Haydarlar Köyü muhtarı sanık … ve köy azası olan sanık …’nun sanık …’ nun bu arazilere ekim yapmadığını bilmelerine rağmen, kamudan destekleme parası alabilmesini sağlamak amacıyla “2012 Üretim Sezonu Beyanıdır” başlıklı tarihsiz “Çiftçinin köyümüz sınırları içerisinde bulunan yukarıdaki arazileri işlediğine yahut üretim yaptığına dair beyanını ve bilgilerinin doğruluğunu onaylarız” ibareli belgeyi imzalayarak içeriği itibariyle sahte resmi evrak tanzim ettikleri ve …’ nun bu sahte belge ile haksız yere devletten destekleme parası almasını sağlayarak “kamu kurumu zararına dolandırıcılık” suçuna iştirak ettikleri iddiasıyla kamu davaları açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …, suç tarihinde köy azası olduğunu, sanık …’ın, babası sanık …’e ait kiraladığı yerlere korunga ekeceğini söylediğini, hatta korunga tohumu alıp köy yakınındaki bazı yerlere ektiğini gördüğünden suça konu belgeleri imzaladığını, sonraki görüşmelerinde korunganın bitmediğini söylediklerini, aza olarak denetim görevinin olmadığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Sanık …, köyde 2 dönemdir muhtarlık yaptığını, kendisinin mazot ve gübre desteği alma talebinin olmadığını, herhangi bir para almadığını, arazilerini oğlunun kendisinden kiraladığını ve korunga ektiğini söylediğini, destekleme parası almak için Beypazarı İlçe Tarım Müdürlüğüne müracaat ettiğinden Ziraat odasından evraklarını hazırlayarak getirdiğini, tarımsal faaliyette bulunuyor diye düşündüğünden imzaladığını, daha sonra şikayet üzerine görevlilerin ekili yerleri kontrol ettiklerini ve oğlunun ektiği yerlerde korungaların hava şartlarından dolayı bitmediğinden devletten aldığı destekleme parasını istediklerini, oğlunun da faiziyle iade ettiğini, kastının olmadığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Sanık …, araziyi babasından kiraladığını, 246 nolu parselde fidanlık olduğunu, diğer 63, parsellere korunga ektiğini ve destekleme parası almak için Beypazarı İlçe Tarım Müdürlüğüne bildirdiğini, daha sonra yapılan kontrolde ektiği korungaların hava şartları nedeniyle bitmediğinden dolayı aldığı destekleme parasını geri istediklerinden faiziyle iade ettiğini, kastının olmadığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Tanıklar H.K. ve Ö.A., Beypazarı İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünde mühendis olarak görev yaptıklarını, şikayet üzerine gittiklerinde bu parsellerde herhangi bir tarımsal faaliyetin olmadığını, korunga ekilmiş olsaydı kesinlikle tespit edeceklerini, hatta parselin bir tanesinin sürülü bile olmadığını, bu sebeple 2012 üretim sezonunda köyde tarım faaliyeti olmadığı halde Mazot- Gübre desteği alındığını tespit ettiklerini ve tutanak tuttuklarını beyan etmişlerdir.
6. İhbar eden …, ikamet ettiği köy muhtarı sanık …’in 2012 ve 2013 yıllarında bazı arazilerinde arpa buğday ekili olarak gösterip gübre ve mazot desteği aldığını tespit edip şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
7. İlçe Tarım Müdürlüğünde görevli tanıklar Ö.A. ve H.K.’nin 28.05.2013 tarihinde yerinde yaptıkları tespite göre, tarım yapıldığı beyan edilerek sanık …’in oğlu olan sanık … tarafından destekleme parası alınan Haydarlar Köyü 0 ada 63, 126, 166 ve 191 nolu parsellerde tarımsal faaliyette bulunulmadığının tespit edildiği, İlçe Tahkim Komisyonunun 18.07.2013 tarih ve 2013/2 sayılı kararı ile sanık … hakkında 2012 yılı üretim sezonunda tarımsal faaliyette bulunmadığı halde mazot, kimyevi gübre ve toprak analizi desteklemesinden fazladan alınan desteğin, ödeme yapıldığı tarihten başlamak üzere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde tahsil edilmesine karar verildiği, sanık …’nun kamunun uğradığı zararı faiziyle birlikte soruşturma aşamasında 07.02.2014 tarihinde giderdiğine dair makbuzun dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
8. Sanık …’nun Mernis üzerinden alınan nüfus kaydına göre 08.01.2015 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
9. Mahkemece, sanık …’nun bilerek ve isteyerek diğer sanıkların eylemlerine katıldığını kabule yeterli savunmasının aksine kanıt elde edilemediği, sanığın yüklenen suçları işleme kastı bulunmadığı ve dolayısıyla yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine, sanık …’nun yargılama aşamasında 08.01.2015 tarihinde öldüğü anlaşılmakla hakkındaki kamu davalarının düşmesine, sanık …, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, bahse konu alanda ekim yaptığı halde ürün yetişmediğini belirtmiş ise de, ihbarda bulunan …, tanıklar H.K. ve Ö.A.’ın anlatımları ve yerinde yapılan tespite ilişkin tutanak içeriği dikkate alındığında, sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak köy muhtarı ve babası sanık … ile iştirak halinde atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A) Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçlarından Sanık … Hakkında Kurulan Düşme ve Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B) Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Sanık … Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Katılan Vekilinin Vekalet Ücretiyle Sınırlı Temyiz Talebi Yönünden
Sanığın mahkûmiyetine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmolunmaması hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
A) Sanıklar … ve … hakkında Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan Hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/182 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/182 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3000 TL maktu vekalet ücretinin sanık …’dan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.