YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4252
KARAR NO : 2023/6282
KARAR TARİHİ : 04.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 06.04.2020 tarihli ek karar ile davalı …’nin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davalı … vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalılar … ve … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 197 ada 13 parsel … 3.675,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla … adına; … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 197 ada 6 parsel … 3.257,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 197 ada 7 parsel … 516,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz taş ev ve tarla vasfıyla ve 261 ada 1 parsel … 4.479,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla … adına; … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 245 ada 1 parsel … 1823,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ve 260 ada 2 parsel … 3452,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla … adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı vekili; … ili … ilçesi … Mahallesi … Köyü 197 ada 6 ve 7, 260 ada 1 parsel … taşınmazların …, 245 ada 1 ve 260 ada 2 parsel … taşınmazın …, 197 ada 13 parselin … adına tespit gördüğünü, taşınmazların bir bütün olup birbirine bitişik ve yakın vaziyette bulunduğunu, taşınmazların evveliyatı itibariyle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, yakın zamana kadar kimsenin zilyet ve tasarrufu altında bulunmadığını, davalılar yararına zilyetlik kazanım süresinin oluşmadığını beyanla, taşınmazların 3402 … Kanun’un 18. maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar … ve …; taşınmazların uzun süredir kendi zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazlarda orman kadastro çalışmaları yapıldığını ve orman dışına çıkarıldığını, taşınmazların fiili durumu ve evveliyatında özel mülkiyete konu olmasına engel bir durumun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu, imar ihyasının kadastro tespitinden 20-25 yıl önce tamamlandığı, halen davalıların kullanımında bulunduğu, tarım alanı olarak kullanıldığı, davacı Hazinenin iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, dava konusu 197 ada 6, 7 ve 13 parsel … taşınmazların evveliyatının orman sayılmayan yerlerden olduğu, aralıksız ve çekişmesiz malik sıfatıyla 20 yıldan beri davalıların zilyetliğinde bulunduğu anlaşıldığından bu parseller yönünden kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmekle davacı vekilinin bu parsellere yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı; ancak çekişmeli 245 ada 1 parsel … taşınmazın dört tarafının orman ile çevrili olduğu gibi evveliyatının 6831 … Kanun’un 1. maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğu; 6831 … Kanun’un 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklıkların zilyetlik suretiyle iktisap edilemeyeceklerinden 260 ada 1 ve 2 parsellerin eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre orman sayılan yerlerden olduğu, orman kadastrosu kesinleşinceye kadar sürdürülen zilyetliğin hüküm ifade etmediği, taşınmazların orman kadastrosu ile orman sınırı dışında bırakıldığı, 16.03.2000 tarihinden genel arazi kadastrosunun yapıldığı 30.11.2005 tarihine kadar 3402 … Kanun’un 14. maddesi uyarınca mülkiyeti kazanmayı sağlayıcı 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, 245 ada 1, 260 ada 1 ve 2 parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu değerlendirildiğinden HMK’nin 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca hükmün kaldırılması ve yeniden davanın esası hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava konusu 197 ada 6, 7 ve 13 parsel … taşınmazlara yönelik açılan davanın reddine; dava konusu 245 ada 1, 260 ada 1 ve 2 parsel … taşınmazlar yönünden açılan davanın kabulüne, … ili … ilçesi … Köyü 245 ada 1 parsel … taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, … ili … ilçesi … Köyü 260 ada 1 ve 2 parsel … taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tarla niteliği ile Hazine adına tescillerine karar verilmiş ve … bu karar davacı vekili, davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 06.04.2020 tarihli ek karar ile davalı …’nin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiş ve işbu ek karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı … vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366’ıncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, 30.12.2019 tarihinde davalı …’ye tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 21.01.2020 tarihinde verilmiştir.
Temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı …’nin temyiz isteminin incelenmesinde; Ülkemizde Covid-19 salgın hastalığının görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla hazırlanan ve 26.03.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanan 7226 … Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1. maddesi ve salgının devam etmesi üzerine 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 29.04.2020 tarihli ve 2480 … Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca; tüm adli süreler, 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durdurulmuştur.
Yine anılan Kanun’un Geçici 1. madde uyarınca; bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlamış; durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılmıştır.
Eldeki davada; temyiz harç ve masraflarını tamamlaması için çıkarılan ihtarın davalı …’ye 07.05.2020 tarihinde anılan durma süreleri içerisinde tebliğ edildiği; eksik harç ve giderin 01.06.2020 tarihinde durma süresi içinde ikmal edildiği ve davalı …’nin temyiz isteminin süresi içinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince 260 ada 1 parsel … taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 … Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (… veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 … Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 … Kanun’un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 03.07.2005 tarihli ve 5403 … Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun’un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve Kanuna uygun bulunmadığından, 260 ada 1 parsel … taşınmaz yönünden kurulan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 06.04.2020 tarihli ek kararın ONANMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden dava konusu 193 ada 6, 7 ve 13 parsel … taşınmazlar yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, davalı …’nin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden dava konusu 260 ada 1 parsel … taşınmaz yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL’nin temyiz eden davalı …’den alınmasına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.