Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14582 E. 2024/309 K. 16.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14582
KARAR NO : 2024/309
KARAR TARİHİ : 16.01.2024

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2020/208 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kardeşi kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/1718 Esas, 2022/1410 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri; sanığın öldürme kastının bulunmadığına, 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın maktulün ağabeyi olduğu, iki kardeşin alt-üst kat olarak aynı binada ikamet ettikleri, sanık ile maktul arasında husumet olmadığı ancak olay öncesinde aralarının iyi olmadığı, olaydan kısa süre önce maktulün evin önünde duran traktörün römorku konusunda sanığa “si… seni” diyerek küfür ettiği, olayın gerçekleştiği akşam maktulün … Köyünde bulunan köy konağında tanıklar T.C., H.Ç., İ.F., Y.T. ve orada bulunan diğer şahıslar ile beraber muhabbet edip oturduğu, bu sırada sanığın alkollü bir şekilde geldiği, sanık ile maktul arasında kısa süreli bir tartışma yaşandığı, sonrasında sanığın bıçağı doğrudan kardeşi olan maktulün … bölgesine isabet edecek şekilde sapladığı, kargaşada birbirlerine sarılmış halde bulunan sanık ile maktulü köy konağında bulunan kişilerin ayırdığı, sanığın elindeki bıçağı alıp sanığı yere yatırıp bastırdıkları, orada bulunan T.C.’nin 112 Acil ekiplerini aradığı, maktulün hastaneye yaralı vaziyette kaldırıldığı, sanığın ise olay yerinden ayrıldığı, maktulün kırk gün kadar hastanede tedavi gördükten sonra vefat ettiği, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiği neticesine ulaşılmakla kardeşe karşı haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir.
2. … …Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Kliniğinin 28.10.2020 tarihli raporunda; maktulün vücudunda 1 (bir) adet kesici delici alet yaralanması tarif edilmiş olup, müstakilen öldürücü
nitelikte olduğu, mevcut tıbbi belgelerde toplam 1 adet kesici delici alet yaralanması tarif edilmiş olup, tıbbi belgelerde, sol lomber bölgesinde 3-4 cm eninde, aktif kanamalı bıçak yaralanması olarak tarif edildiği, yara kenarı özellikleri hakkında detaylı bilgi verilmediği, sonrasında tarif edilen yaraya cerrahi olarak müdahale edildiği ve hastane yatış sürecinde yaranın iyileştiği, bu nedenle yapılan otopside yara kenarı özelliklerinin değerlendirilemediği ve kullanılan aletin kenar özellikleri hakkında yorum yapılamadığı, kişinin ölümünün kesici-delici alet yaralanmasına bağlı iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir.
3. Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30.03.2022 tarihli raporunda özetle; maktulün ölümünün delici kesici alet yaralanmasına bağlı iç organ yaralanması ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, adlî dosyada kayıtlı bilgiler ve tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde; kişinin takip ve tedavisinde herhangi bir sebepten dolayı aksama bulunmadığı, takip ve tedavisinin düzenli olarak sürdürüldüğü cihetle; sorulduğu üzere ölenin iddia edilen davranışları ile ölüm olayı arasında illiyet bağı bulunmadığı, adlî dosyada kayıtlı bilgiler ve tıbbi belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 03.07.2010 tarihinde geçirdiği trafik kazasındaki yaralanmasının ardından yaklaşık 10 yıllık bir süre geçmiş olduğu da dikkate alındığında 13.04.2020 tarihindeki ölümü üzerinde etkisi olmadığı, sorulduğu üzere trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölüm olayı arasında illiyet bağı bulunmadığı, 05.03.2020 tarihinde meydana gelen kesici delici alet yaralanması ile 13.04.2020 tarihindeki ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, ölüm olayı üzerinde başkaca bir ortak neden bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
4. Sanık savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, uzmanlık raporları, olay yeri inceleme raporları, adli raporlar, nüfus ve adlî sicil kayıtları, kolluk tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından “oluşa ve dosya kapsamına göre; itiş kakış ve hakaretten ibaret eylem nedeniyle sanık hakkında asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerekirken, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi gereğince 22 yıl ceza verilerek eksik ceza tayini, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülme sebebi yapılmadığına” dair eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Oluşa ve dosya kapsamına göre, maktulden sanığa yönelen ve hakaretten ibaret olan eylemi nedeni ile 18 yıldan 24 yıla kadar ceza öngören 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca asgari düzeyde indirim uygulanarak üst sınırdan ceza verilmesi yerine 22 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve bu husus Bölge Adliye Mahkemesince de eleştiri konusu yapılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin tüm dosya kapsamı ile saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların (1) numaralı paragrafta belirtilen eleştiri nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/1718 Esas, 2022/1410 Karar sayılı kararında sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.