Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14626 E. 2024/310 K. 16.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14626
KARAR NO : 2024/310
KARAR TARİHİ : 16.01.2024

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/81 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrilere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına ve mahsuba,

b) Sanık … hakkında kasten öldürme suçuna yardım suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Sanık … yönünden oy birliğiyle, sanık … yönünden oy çokluğuyla karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/2139 Esas, 2022/2167 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının (sanık … aleyhine), katılan vekilinin, sanık … … müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık …’ın eylemini tasarlayarak işlediğinden 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması gerektiğine, sanık …’ın da müşterek fail olduğuna ilişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık hakkında meşru savunma, aksi kanaat halinde ise haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların ahırlarının icra yolu ile satışa çıkarıldığı, bu satış sonucunda ahırı maktulün satın aldığı, sanık …’un bu durumu kabullenmeyerek sürekli maktulle konuşmaya çalıştığı, ahırını geri almak için maktul ile iletişime geçtiği, olay günü sabah saatlerinde maktul ile sanık …’un yüz yüze görüştükleri ancak anlaşamadıkları, daha sonra sanık … ile beraber maktulün amcası olan tanık ….’yi aracı olması için yanlarına alarak maktul ile tekrar görüşmeye gittikleri, olay yerine öncelikle sanıkların ve tanık ….’nin gittikleri, daha sonra maktulün olay yerine geldiği, olay yerinde sanık … ile maktulün balkon kısmında konuştukları, sanık … ile tanık ….’nin de zeminde konuştukları, maktul ile sanık …’un konuştukları sırada sanık …’un aniden ceketinin cebinden çıkardığı silahla maktulün kafasına doğru tek el ateş ettiği, maktulün olay yerinde vefat ettiği, sanıkların olay yerinden kaçtıkları, sanık …’un polis merkezine teslim olarak suçunu itiraf ettiği belirtilmiştir.
2. Her ne kadar sanık … hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan kamu davası açılmış ise de maktul ile sanık …’un olay günü öğleden önce bir kez görüştükleri ancak anlaşamadıkları, sanık …’un bu görüşmeden sonra sanık … ile buluştuğu, sanık …’in maktul ile sanık …’un anlaşmalarını sağlamak için maktulün amcası olan tanık ….’yi aradığı, sanıklar ile tanık ….’nin olay yerine beraber gittikleri, maktulün de sonradan geldiği, maktul ile sanık …’un olay yerinde balkon kısmında konuştukları, tanık …. ile sanık …’in de zemin kısmında konuştukları sırada sanık …’un maktulü öldürdüğü, öldürme olayına sanık …’in dahilinin bulunmadığı, sanık …’in sanık …’un suç işleme kararını kuvvetlendirdiğine dair somut bir delil bulunmadığı zira olay yerinde maktul ile beraber maktulün amcası olan tanık ….’nin de bulunduğu, sanık …’in amacının baştan beri taraflar arasında anlaşmalarını sağlamak olduğu, sanık …’in olay yerinde veya olay öncesinde sanık …’un suç işleme kararını kuvvetlendirdiğine dair somut bir delilin olmadığı, iddianame de sanık …’in hangi hareketiyle bu suçu işlediğine dair bir anlatımın olmadığı, sanık …’in sanık …’un kardeşi olması sebebiyle suç işleme kararını kuvvetlendirdiğine ilişkin iddianın varsayımdan ibaret olduğu, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatine dair oy çokluğuyla karar verildiği belirtilmiştir.

3. Sanıkların savunmaları, katılan beyanı, tanıkların anlatımları, otopsi raporu, kamera kayıtları, kamera çözüm tutanağı, olay yer krokisi, adli raporlar, ekspertiz raporu, kolluk tutanakları, nüfus ve ait adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, sanık … hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan elde edilen delillerin 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca mahkûmiyetine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik bulunmadığı, eylemin sanık … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın maktulü öldürme kararını ne zaman aldığının, bu kararı verdikten sonra aradan soğukkanlılığa kavuşacak kadar makul bir süre geçmesine rağmen öldürme kararında sebat ettiğinin ve belli bir hazırlıkla eylemini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, maktulden sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan söz veya davranış bulunmadığına ilişkin Mahkemece yapılan değerlendirmede ve haksız tahrik hükümlerinin
uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan vekilinin, sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/2139 Esas, 2022/2167 Karar sayılı kararlarında katılan vekili, sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.