Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11189 E. 2023/12373 K. 04.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11189
KARAR NO : 2023/12373
KARAR TARİHİ : 04.12.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/46 E., 2023/26 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazası tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılardan … ve … vekili ile davalılar …, …, … Maden San. Lav. İşl. ve Nak. Tic. Ltd. Şti. vekilleri ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı … vekili, davacının muris eşi …’ın 17.10.2012 tarihinde kaçak kömür ocağında elektrik çarpması sonucu ölümü olayının iş kazası olduğunun tespiti ile davacıya gelir bağlanmasını talep etmiştir.

Birleşen davada vefat eden …’ın çocukları olan davacılar … ve … vekili, davacıların murisi …’ın ölümünün iş kazası sonucu olduğunun tespiti istemi ile …, …, …, … Madencilik Ltd. Şti ile … aleyhine iş bu davayı açmıştır.

II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ve 2019/358-2020/188 Karar sayılı kararıyla; davacının davasının kabulü ile davacı murisi …’ın 17.12.2012 tarihli ölümünün iş kazası sonucu olduğunun tespitine ve davacıya tahsis talep tarihini takip eden ay başından (01.01.2013) itibaren 5510 sayılı kanun 20/1 inci maddesi gereğince aynı kanun 34 ve 35 maddeleri de dikkate alınarak ölüm geliri bağlanmasına gerektiğinin tespitine, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.01.2021 tarihli 2020/3165 Esas 2021/11 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece, “davacı …, davalılar … ve SGK aleyhine açtığı davada; eşi …’ın 17.10.2012 tarihinde …’a ait iş yerinde çalışırken vefat etmesi ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespitine, davacının iş kazası sonucu ölüm geliri bağlanması talebinin reddine dair kurum işleminin iptali ile 17.10.2012 tarihinden itibaren ölüm geliri bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

… 1. İş Mahkemesinin 2020/26 Esas-2020/187 Karar sayılı dosyası ile ise vefat eden …’ın çocukları olan davacı … kendi adına asaleten ve … adına vesayeten murisleri …’ın 17.12.2012 tarihli ölümünün iş kazası sonucu olduğunun tespiti istemi ile …, …, …, … Madencilik Ltd. Şti ile … aleyhine dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmiş ve her iki dosyanın yargılaması … 1.İş Mahkemesinin 2017/433 Esas sayılı dosyası üzerinden sürdürülerek 2017/433 Esas 2019/11 karar sayılı 22.01.2019 sayılı kararı ile asıl ve birleşen dava birlikte değerlendirilerek, “asıl davanın ve birleşen davanın kabulü ile,asıl dava davacısı … ve birleşen dosya davacıları … ve …’ın murisi …’ın 17.12.2012 tarihli ölümünün iş kazası sonucu olduğunun tespitine, 2017/433 Esas sayılı dava yönünden davacı …’a muris …’ın ölüm tarihini takip eden aybaşından(01.11.2012)itibaren 5510 sayılı kanun 20/1.maddesi gereğince aynı kanunun 34 ve 35 maddeleri de dikkate alınarak ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespitine, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

Kararın davalılar …, …, … Ltd. Şti., TTK, davalı SGK vekillerince istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi’nin 04.12.2019 tarih 2019/1348 Esas, 2019/1783 karar sayılı ilamı ile “ Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davaların birleştirilmesi karar verilerek her iki dava hakkında birlikte hüküm kurulmuş ise de davalar arasında kısmen bağlantı bulunmakla beraber davacıların ve önemli ölçüde davaların farklı olduğu her iki davadaki talep sonucunun da tamamen aynı olmadığı anlaşılmakla birleştirme kararı verilmesi doğru olmamıştır. Birleşen davanın tefriki ile yargılamanın ayrı ayrı yapılması gerekir” gerekçesi ile ve diğer usuli eksikliklerin giderilmesi gerektiği de belirtilerek ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince dosyaların tefrikine karar verilerek iş bu dosyanın 2019/358 Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilip davanın kabulüne hükmedilmiştir.

Tefrikine karar verilerek ayrı ayrı sonuçlandırılan dosyaların her ikisinde de davacılar murisi …’ın 17.10.2012 tarihinde geçirdiği kaza sonucu vefat etmesine neden olan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemi bulunmakta olup her iki dosyada da işveren olduğu iddiası ile …’ a karşı dava açılmış, 2020/ 26 esas sayılı dosyada …’la birlikte işveren oldukları iddiasıyla ayrıca …, …, …, … Madencilik Ltd. Şti. davalı olarak gösterilmiştir.

Her iki dava da iş kazası tespiti talebini içermekte olup,murisin mirasçıları tarafından açıldığı anlaşılmakla, olayın nasıl olduğu, 5510 sayılı Kanun’un 13 inci maddesinde belirlenen şartların olup olmadığı hususunun belirlenmesi, uyuşmazlığın tüm taraflar yönünden kesin surette çözülmesi gereği ve farklı, birbiriyle çelişen kararlar çıkmaması için davaların mutlaka birleştirilerek görülmesinin usuli açıdan zorunlu olduğu gözetilmeden, tefrik edilerek yargılamanın sonuçlandırılması isabetsizdir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki dosyanın birleştirilmesine karar verildikten sonra , dava konusu edilen kazanın davalı …’ın kaçak olarak işlettiği maden ocağında meydana geldiği, kaza tarihinde davacı murisi …’ın bu iş yerinde sigortasız olarak çalışan bir şahıs olduğu ve iş yerinde maden ocağından kömür çıkartılması işine ilişkin işin yürütümü sırasında meydana geldiği tartışmasız olup, bu durumda 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinde belirtilen bir olayın iş kazası sayılmasına dair tüm unsurların mevcut olduğu, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, kurum kayıtları, kusur raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı murisi …’ın 17.12.2012 tarihinde maden ocağında ölümü ile ilgili davalı SGK tarafından yapılan tahkikat sonucunda iş kazası olarak değerlendirilmemiş ise de, ölüm olayının kaçak olan maden ocağında meydana geldiği, ceza yargılaması ile de sabit olduğu üzere ölüm olayının meydana geldiği kaçak maden ocağının sanık …’a ait olduğu ve alınan bilirkişi raporu ile de meydana gelen ölüm olayının iş kazası olduğunun belirtildiği anlaşıldığından davacı murisi …’ın 17.12.2012 tarihli ölümünün iş kazası sonucu olduğunun tespitine karar vermek gerektiği, asıl dava da gelir bağlanma talebi yönünden davacının davalı Kuruma yapmış olduğu 07.12.2012 tarihli başvuru yazı cevabında davacıya ölüm geliri bağlanması talebi hakkında yapılacak bir işlemin olmayacağının bildirilmesi ile davalı Kurum SGK ile davacı tarafından talep hakkında uyuşmazlığın ortaya çıkmış olduğu anlaşılmakla davacının 07.12.2012 tarihli başvurusu tahsis talebi olarak kabul edilerek davacıya tahsis talep tarihini takip eden ay başından (01.01.2013) itibaren 5510 sayılı kanun 20/1 inci maddesi gereğince aynı kanun 34 ve 35 maddeleri de dikkate alınarak ölüm geliri bağlanması gerektiği, birleşen dava da TTK ve … yönünden davacılar murisinin ölüm tarihinin 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen 7 nci maddesinin yürürlük tarihinden sonra olduğu, davalı …’nın sözleşme ile davalı … isimli şirkete vermiş olduğu maden sahasında kendi işçilerini çalıştırmadığı, teknik nezaretçisinin bulunmadığı, davalı … ile davalı … arasındaki bu ilişkinin rödövans ilişkisi olduğu, taraflar arasında asıl işveren/alt işveren ilişkisinin bulunmadığı, davacı murisi …’ın 17.12.2012 tarihinde maden ocağında ölümü ile ilgili davalı SGK tarafından yapılan tahkikat sonucunda iş kazası olarak değerlendirilmemiş ise de ölüm olayının kaçak olan maden ocağında meydana geldiği, ceza yargılaması ile de sabit olduğu üzere ölüm olayının meydana geldiği kaçak maden ocağının sanık …’a ait olduğu, ölüm olayının meydana geldiği kaçak ocağın Bahadır Kardeşlerin 27.12.2004 tarihinde imzaladığı rödevans sözleşmesi sahasında kaldığı, davalı … ve …’ın davalı … isimli şirketin ortakları olduğu, davalı …’ın ise ölüm olayının meydana geldiği tarihte münferiden şirketin temsile yetkili müdürü olduğu, davalı …’ın şirket ortağı olmak dışında şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı bu nedende dava konusu hakkında davalı …’ın işveren sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle gerekçeleriyle, “asıl dava yönünden davacının davasının kabulü ile davacı murisi …’ın 17.12.2012 tarihli ölümünün iş kazası sonucu olduğunun tespitine ve davacıya tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.01.2013 tarihinden itibaren 5510 sayılı kanun 20/1 inci maddesi gereğince aynı kanunun 34, 35 inci maddeleri dikkate alınarak ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespitine aksine kurum işleminin iptaline, birleşen dava yönünden davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davanın TTK ve … yönünden reddine, davanın davalı … … ve … yönünden kabulü ile davacı murisi …’ın 17.12.2012 tarihli ölümünün iş kazası sonucu olduğunun tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan … ve … vekili ile davalılar …, …, … Maden San. Lav. İşl. ve Nak. Tic. Ltd. Şti vekilleri ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar … ve … vekili, TTK Genel Müdürlüğünün Kurum olarak kaçak ocağı tespit edip gerekli işlemleri yapmayarak çalıştırılmasına göz yumduğu için müvekkillerin murisinin ölümünde davalılar kadar pay sahibi olduğunu, davalı … Madencilik’in söz konusu sahanın işletmecisi olup ,murisin çalıştığı kaçak ocağa elektrik veren ve çalışmasına izin verenin de bu şirket olduğunu, mahkemece TTK’nın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle açılan davanın TTK yönünden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz etmiştir.

Davalı SGK vekili davanın zamanaşımına uğradığı, Kurumun yasa gereği üzerine düşen işlemleri yaptığı, …’ın …’ın yanında hizmet akdi ile çalıştığı tespit edilemediğinden olayın iş kazası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

Davalı …; kendisi tarafından TTK 15 nolu sahada kaçak maden ocağı çalıştırılarak üretim yapıldığına dair açık net bir ifade beyan ve delil bulunmadığı, ocak kaçak çalıştırılsa bile muris …’ın yanında hizmet akdi ile çalışıp çalışmadığı hususunun tespit edilemediği, olayın iş kazası olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

Davalı … ve davalı … Ltd.Şti vekili; davacılar murisi ile davalılar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, husumetten davanın reddi gerektiğini, saha içerisinde tespit ettikleri kaçak ocaklarla ilgili gerekli başvurularda bulunduklarını, kazanın gerçekleştiği ocağın sahanın asıl faaliyet alanına uzak bir noktada olması ve daha önce davalı teknik nezaretçi …’nin bu ocakla ilgili kaçak bildiriminde bulunarak imha ettiği göz önünde tutulduğunda, ikinci bir kaçak olayına göz yummalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, olayın gerçekleştiği ocağın kantarın 3-4 km uzağında olup her an denetim altında bulunamayacak uzaklıkta olduğunu, keşif yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların murisi …’ın vefatı ile sonuçlanan 17.10.2012 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespiti ile davacılardan … ‘a hak sahibi sıfatıyla gelir bağlanması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 20. maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinde iş kazası; “a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) Bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.

2.Eldeki dosyada, kazaya konu işyerinin rödovans sözleşmesi ile … Maden San.. Ltd.Şti. tarafından işletilen alanda olduğu, rödovans sözleşmesi kapsamında kalan bu yerin bir bölümünün davalı … tarafından işletildiğinin , 17.10.2012 tarihinde meydana gelen ve davacıların murisinin vefatına neden olan kazanın da … tarafından işletilen bu yerde gerçekleştiğinin sabit bulunması karşısında, işverenlik sıfatı … Maden San.. Ltd. Şti. ile …’ a ait olup, bu çerçevede … ve … hakkındaki davanın reddi isabetli ise de, …’ın şirket müdürü olması ona işveren sıfatı kazandırmayacağından, … yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sorumluluğuna hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.

Kabule göre de davalı şirketin unvanının karar başlığında “…” şeklinde gösterilmesi isabetsizdir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.