YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/19978
KARAR NO : 2010/20145
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Firar
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Cezaevinden kaçması nedeniyle hakkında yakalama emri çıkartılan ve 07.12.2006 tarihinde yakalanarak sevk edildiği mahkemede aynı gün savunmasının alınmış olduğu anlaşılan sanığa daha önce iddianame tebliğ edilemediğine göre, ilk defa sorgusu sırasında okunan iddianame ile sorgu arasında en az bir hafta süre bulunması gerektiği yönündeki CMK.’nun 176/4. maddesine uyulmadığı gibi duruşmaya ara verilmesini isteme, sorgusundan önce ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istememe hakkının da hatırlatılmaması suretiyle, CMK.’nun 176/4, 190/2 ve 196/2. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Tekerrüre esas alınan … Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.1999 tarih ve 140/134 sayılı ilamında birden fazla suçtan hükümlülük kararı verildiği anlaşılmakla, hangi hükümlülük kararının tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK.’nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53/3 fıkrası uyarınca şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğunun hükümde gösterilmemesi,
Yasaya aykırı ve O yer C. Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.