YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3731
KARAR NO : 2012/6295
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı … tarafından, davalı … aleyhine 04/12/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu yaralanma nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminatın reddine, manevi tazminatın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, Haksız eylem sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminatın reddine, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiş; kararı davacı temyiz etmiştir.
A-Davacı dava dilekçesinde, davalının boğazına sarılıp çelme takarak düşmesine ve sol elinin bileğinden kırılmasına neden olduğunu bildirip iş ve güçten kaldığını da belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece maddi tazminat için açıklayıcı beyanda bulunulmadığı ve belge sunulmadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemi reddedilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı olay nedeniyle 25 gün iş ve güçten kalacak ve iki-üç ayda iyileşecek derecede yaralanmıştır. Davacının yaralandığı, iş ve gücünden kaldığı sabit olduğuna göre iyileşme süresince kazanç kaybına uğradığı kabul edilip Borçlar Kanunu’nun 42. Maddesi gözetilerek bir miktar maddi tazminata hükmedilmelidir. Mahkemenin bu yönü gözetmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
B-Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda; davacının yaralanma derecesi, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 2/A-B nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.