Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2011/9660 E. 2012/13216 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9660
KARAR NO : 2012/13216
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı-Karşı davalı … vekili Avukat … tarafından, davalı-karşı davacı … aleyhine 29/07/2010 gününde, davalı karşı davacının, davacı-karşı davalı aleyhine 13/08/2010 gününde verilen dilekçeler ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı-karşı davalının asıl davaya yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacı-karşı davalının, karşı davaya yönelik temyiz isteğine gelince; karşı dava, kişilik haklarına saldırı nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece karşı davanın bir bölümü kabul edilmiş, karar davacı-karşı davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı-karşı davalı, asıl davada haksız şikayet nedeni ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğundan uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı ise, davacı-karşı davalının katıldığı bir televizyon programında kendisi hakkında sarf ettiği sözler nedeni ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, asıl davada davalı-karşı davacının eyleminin anayasal şikayet hakkı kapsamında kaldığı benimsenerek istemin reddine, karşı davada ise davacı-karşı davalının “…bu olay tamamen bir rant sektörüdür ve rant vardır, bundan nemalanmaya çalışan akademik ünvanı olan kişiler vardır. Kök hücre nakli deneysel amaçlı olup tıbben kabul edilebilir bir başarı ve deneyime henüz ulaşılamamıştır. ATK da bu uygulamanın tıp kurallarına uygun olmadığını söylüyor…” şeklindeki açıklamaların davalı-karşı davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu benimsenerek istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davalı-karşı davacının Tıp Profesörü olup kök hücre nakli ameliyatları yaptığı, bu ameliyatlar nedeni ile bir kısım hastalarının, hakkında şikayetçi oldukları ve adli soruşturma yapıldığı hatta kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Kök hücre nakli ameliyatlarının tıbben tartışılan bir konu olduğu, hastalar ile nakil gerçekleştiren tıp doktorları arasında hukuki ihtilaf doğduğu, davacı-karşı davalının da hukukçu kimliği ile tıbben ve hukuken ihtilaflı olan konu hakkında eleştiride bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek davacı-karşı davalının açıklamalarının eleştiri sınırları içinde kaldığı benimsenerek, karşı davanın da tümden reddedilmesi gerekirken, davacı-karşı davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı-karşı davalının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.