YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12516
KARAR NO : 2013/25657
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :2011/371-2013/78
Dava, işe giriş bildirgesine istinaden sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı işe giriş bildirgesine istinaden sigorta başlangıç tarihinin 01.09.1989 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının çalıştığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunun 108’inci maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olup, ispatı için özel bir usul öngörülmemiştir. Resmi belge veya yazılı delil esas ise de; somut bilgilere dayanması ve inandırıcı olmaları koşuluyla tanık beyanları ile de ispatı mümkündür.
Somut olayda davacının …a ait işyerine 01.09.1989 tarihinde işe girişine dair bildirgesi mevcuttur. Kuruma hak düşürücü süre içerisinde, 23.09.1989’da intikal ettiği anlaşılan, davacıya ait kimlik bilgilerini içeren işe giriş bildirgesinin varlığı ve sigorta sicil numarasının da anılan bildirge ile verilerek sonraki sigorta işlemlerinde kullanılması dikkate alınarak, işe giriş bildirgesinin düzenleme tarihindeki mevzuat hükümleri ile bir günlük çalışmaya karine oluşturduğu, dinlenen davacı tanıkları N. Aksoy ve M. Ertan ile davalı tanığı N.K. Turgut’un beyanlarının da bir günlük fiili çalışmanın varlığını doğruladığı gözetildiğinde istemin anılan tarih itibariyle sigortalılık başlangıcı olarak kabulü gereklidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.