Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/10442 E. 2013/25642 K. 26.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10442
KARAR NO : 2013/25642
KARAR TARİHİ : 26.12.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2011/34-2012/56

Dava, itibari hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. Maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
23.10.1998 – 19.12.2001 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde baskı makine operatörü olarak geçen çalışmalar yönünden itibari hizmet süresinin tespitine ilişkin davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun ek 5/II. maddesi olup mahkemece yapılan yargılamada düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiştir.
Aynı işyerinde çalışan sigortalıların benzer nitelikte davalarının bulunduğu, bunlardan; T.Ünlü tarafından … 10. İş Mahkemesi’ne açılan 785 – 435 numaralı davada verilen red kararının Dairemizin 03.05.2011 gün ve 2010/14528 Esas – 2011/6530 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, M.Özşenol tarafından … 1. İş Mahkemesi’ne açılan 562 – 212 numaralı davada verilen kabul kararının Dairemizin 01.10.2012 gün ve 2012/15119 – 16769 sayılı ilamı ile bozulduğu, Ö.T.Özşenol tarafından … 1. İş Mahkemesi’ne açılan 561 – 214 numaralı davada verilen kabul kararının da Dairemizin 01.10.2012 gün ve 2012/15120 – 16770 sayılı ilamı ile bozulduğu belirgindir.
Şu durumda; Bakanlık İş Müfettişlerinin 1993 yılından itibaren işyerinde çeşitli tarihlerde yaptıkları denetimler sonucu düzenlenen raporlara göre, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda herhangi bir eksiklik bulunmadığının belirlenmesine ilişkin olgu gözetilmek suretiyle itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir nitelik ve koşullarda çalışılıp çalışılmadığının belirlenebilmesi bakımından; işyeri koşulları yönünden, yukarıda anılan sigortalılar ve diğer çalışanlarca açılan davalar ile işbu davadaki istem konusu dönem karşılaştırılmalı, bu konudaki müfettiş saptamaları
dikkate alınmalı, davacının yaptığı işin niteliği, özellikleri, buna bağlı olarak maruz kaldığı olumsuz dış etkenler, gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerdeki çalışma düzeni, çalışmanın gerçekleştiği saatler, gürültü düzeyi ve kullanılan maddelerin insan sağlığı için tehlike sınırı, tüm belgeler değerlendirilerek somut kanıtlara dayalı olarak ortaya konulmalı, aynı nitelikte olup kesinleşen ve kesinleşmeyen davalardaki bulgu ve saptamalar açısından belirdiği takdirde çelişkiler giderilmeli, bu konuda farklı bilirkişilerce yöntemince hazırlanmış, soyut değerlendirme içermeyen, yasal gerekçeli rapor alınmalı, böylelikle 506 sayılı Kanunun ek 5. maddesinin II numaralı bendindeki, basım ve gazetecilik işyerlerinden 1475 sayılı Kanun ve değişikliklerine göre çalışan sigortalılar için öngörülen a – f alt bentlerindeki fiziksel dış etkenlere ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığında ortaya konulmalı, şartlar gerçekleşmiş ise gerekirse ölçümleme yöntemiyle davacının itibari hizmet süresinden yararlanması gereken süre belirlenmeli ve elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak istemin aynen hüküm altına alınması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre; Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 16.05.2000 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 18.02.2000 gün ve 1997/1 Esas – 2000/1 Karar sayılı kararında, 506 sayılı Kanunun Ek 5. maddesinde öngörülen itibari hizmet süresinin, salt sigortalılık süresine eklenmesi gerekeceği, ayrıca bu sürenin fiili prim ödeme gün sayısına eklenmesinin söz konusu olamayacağı açıklanmasına karşın, itibari hizmet süresinin, prim ödeme gün sayısı olarak anlaşılabilecek fiili çalışma süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı Korozo Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ne geri verilmesine, 26.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.