Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10635 E. 2023/11152 K. 28.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10635
KARAR NO : 2023/11152
KARAR TARİHİ : 28.12.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/138 E., 2015/325 K.
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Kamu davasının reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/38 Esas, 2015/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

III. GEREKÇE
Sanığa isnat edilen mühür bozma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen cezasının tür ve miktarına göre aynı Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yazılı 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 20.10.2015 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakta ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.07.2013 gün ve 2012/2-1518 Esas, 2013/354 Karar sayılı ilamında yer alan ”Bir fiilinden dolayı yargılanan kişinin aynı fiil nedeniyle tekrar yargılanmayacağını bilmesi kişi için bir güvence olup, bu güvence hukuk devleti olmanın bir gereğidir. Dolayısıyla bu güvencenin hayata geçirilebilmesi için, aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava bulunduğu takdirde, mükerrer yargılama yapılmasının engellenmesi amacıyla dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaksızın, davanın reddine karar verilmelidir. Diğer taraftan, dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit için eylemin nitelendirmesi gerekeceğinden, davanın esasına girilmesi gerekmektedir. Oysa aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava bulunduğunun tespiti halinde, davanın esasına girilmeksizin davanın reddine karar verileceğinden, bu durumda artık dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmayacaktır.” şeklindeki Dairemizce de benimsenen görüş nazara alınarak, davanın mükerrer olması nedeniyle reddine karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/38 Esas, 2015/325 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.12.2023 tarihinde karar verildi.