Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/11660 E. 2023/11208 K. 14.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/11660
KARAR NO : 2023/11208
KARAR TARİHİ : 14.11.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/52 E., 2023/245 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işyerinde 01.03.2008 – 26.07.2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı … Boya Apre San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışma sürelerine ilişkin iddiasının doğru olmadığını, 26.07.2008 tarihinde işe başladığını, hiçbir haber vermeden 07.03.2009 tarihinde iş sözleşmesini tek taraflı feshettiğini, Kuruma yapılan bildirimlerin doğru olduğunu, davacının dava dilekçesinde gösterdiği tanıkların davalı işveren aleyhine dava açtıklarını, dolayısıyla davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.12.2013 tarihli ve 2013/100 – 2013/423 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 12.02.2015 günlü ve 2014/4536 – 2015/2406 E.K. sayılı ilamı ile “…somut olayda, davacının davalıya ait 1046811 sigorta sicil nolu işyerinden verilmiş 26.07.2008 tarihli işe giriş bildirgesinin olduğu, hizmet cetveline göre 26.07.2008-07.03.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde sigortalı olarak çalıştığı, çalışmanın daha önce başladığı ve kesintisiz devam ettiğinin iddia edildiği, tespit istenen dönemde başka işyerinde çalışmasının olmadığı ve davalı işyerinin kanun kapsamında olduğu, davacının çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği, tanıkların beyanlarının çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmayıp soyut düzeyde kaldığı, bazı tanıkların çalışmanın önce başladığını ve genelde sigorta bildirimlerinin geç yapıldığını ifade ettikleri, tanık beyanlarının sonuca gitmek için yetersiz olduğu, diğer bordro ve komşu işyeri tanıklarının araştırılıp dinlenmediği, davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği belirtilerek, yapılacak işin, öncelikle davalı işyerine ait dönem bordrolarındaki bordro tanıklarını dinlemek ve tanıkların beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, bordro tanıklarının bulunamaması veya beyanlarının yetersiz olması nedeniyle gerek görüldüğü takdirde Kurumdan, Belediyeden sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir” şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 05.07.2018 tarihli ve 2015/67 – 2018/188 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ile komşu iş yerlerine ilişkin tanık araştırması yapıldığı ve dava konusu dönemde davalı iş yerinde çalışan bordro tanıklarının beyanlarına başvurulmuş ise de davacı iddialarını destekleyecek herhangi bir beyana ulaşılamadığı, bu haliyle davacı tarafın kuruma bildirilen işe başlangıç tarihinden önce davalı işyerinde çalıştığını ispatlayamadığı, davacının 26.07/2008 tarihinden önce davalı işyerinde gerçek bir çalışması olduğuna ilişkin Mahkemede olumlu bir kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 06.10.2020 günlü ve 2020/6558 – 2020/5456 E.K. sayılı ilamı ile ..dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı şirket hakkında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/144 Esas 2010/358 Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiği anlaşıldığından, davacıya usulüne uygun olarak iflas masasına başvurması ve taraf teşkilinin sağlanması için süre verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğu belirtilerek, yapılacak işin, öncelikle davalı işyerine ait dönem bordrolarındaki özellikle paketleme bölümünde çalışan bordro tanıklarını tespit ederek dinlemek ve tanıkların beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek, bordro tanıklarının bulunamaması veya beyanlarının yetersiz olması nedeniyle gerek görüldüğü takdirde Kurumdan, Belediyeden sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, gerektiğinde davacının kullandığı servis şoför/şoförlerinin tespit edilerek beyanlarına başvurmak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğuna işaret edilerek hüküm bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 19.07.2023 tarihli ve 2020/328 – 2022/264 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, Mahkemece resen araştırma ilkesi kapsamında tam bir vicdani kanaat edinmeyi mümkün kılar sayıda pek çok tanık dinlenmiş ise de, davacının SGK kayıtlarındaki çalışmasının fazlasını ortaya koyacak ölçüde güvenilir bir tanık beyanı bulunmadığı, daha fazla tanık dinlenmesi veyahut mevcut tanıkların tekrar dinlenmesinin muğlaklığı gidermeyeceği, aksine davaya konu tarihler de dikkate alındığında ihtilafı artıracağı, davacının iddiasını dosya kapsamında yöntemince ispat edemediği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.

E. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 20.12.2022 günlü ve 2022/13478 – 2022/16283 E.K. sayılı ilamı ile bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulmuş olduğundan, hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, bozmaya uyulduğu halde, bozma gereklerinin yerine getirilmediği, yapılacak işin, ilk bozmamız doğrultusunda, davalı işyerinin özellikle paketleme bölümünde çalışan bordro tanıkları davacıdan ve davalı şirket işyerinden sorulmak suretiyle tespit edilip, davacının da hazır bulunduğu celsede, şayet huzurda bulunmaması halinde fotoğrafının temin edilerek tanıklara gösterilmek suretiyle beyanları alınmalı, paketleme bölümünde çalışanların tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde dinlenmeyen diğer bordro tanıklarının davacının çalışmasına yönelik bilgi ve görgülerine başvurulmalı, Kurumdan, Belediyeden sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanları yöntemince dinlenmeli, ayrıca davacının kullandığı servis şoför/şoförleri tespit edilerek beyanları alınmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.07.2023 tarihli ve 2023/52 – 2023/245 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, bordro tanıklarının ifadelerinin ve tanıkların SGK kayıtlarındaki hizmet sürelerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, tanıkların tamamının ihtilaflı dönemde davacı ile birlikte çalıştıkları, kimi tanıkların SGK kayıtlarına göre davacıdan sonra, kimilerinin ise davacıdan önce işe girdiği, çalışıldığı iddia edilen sürenin üzerinden uzunca bir zaman geçmesi nedeni ile tanıkların işe giriş-çıkış tarihlerini doğru olarak hatırlamamalarının olağan olduğu, ancak davacı ile birlikte ve ihtilaflı dönemde çalıştıkları olgusunun sabit olduğu, tanık …’ın davacıdan önce işyerinde çalışmaya başladığı, davacı ile aynı servisi kullandıkları, yine tanık … ve …’ın da davacıdan önce çalışmaya başladığı, diğer bordro tanıklarının ise davacıdan sonra işe başlamakla beraber ihtilaf konusu olan 26.07.2008 tarihinden sonrasına kadar çalışmalarını sürdürdükleri, bu hali ile söz konusu tanıkların müşterek beyanlarından davacının davalıya ait iş yerinde fiilen ve kesintisiz bir şekilde çalıştığının sabit olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile 1-Davacının davalılardan tasfiye halindeki … Boya Apre San. Ve Tic. Aş. bünyesinde 01.03.2008-26.07.2008 (bu tarihler dahil) tarihleri arasında fiilen, kesintisiz asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dinlenen tanık beyanlarında çalışma olgusundan bahsedilmiş ise de tüm tanık anlatımlarında çalışmanın kesintisiz olup olmadığı ve çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihlerinin net olarak ortaya konulamadığını, davanın açılma tarihinin 08.07.2013 tarihi olması ve tespitte yer alan dönem sonunun 26.07.2008 olduğu dikkate alınacak olursa, davanın açılması için zamanaşımı yönünden çok az bir zaman aralığı olduğu, bu nedenle işten ayrılma tarihinin önemli olduğu, buradaki gün farkı ile davanın zamanaşımına uğrama ihtimalinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, davalı işyerinde 01.03.2008 – 26.07.2008 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen sürelerde kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.