YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3939
KARAR NO : 2023/8646
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1043 E. 2020/407 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure … vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesinden verilen hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurusu üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, Dairemizin 2022/3391 Esasında kayıtlı bağlantılı dosyayla birlikte gerekçeleştirilen incelemede gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2017/323 Esas, 2019/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davalarının yapılan yargılamasında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 14.02.2020 tarihli, 2019/1043 Esas, 2020/407 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Dosya kapsamına, sanığın üzerine ait fiillerin sabit olduğu gerekçesiyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesine yöneliktir.
B. Katılan Mağdure … Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurelerin ve müştekilerin beyanlarının tutarlı ve birbiriyle uyumlu olduğu, mağdurelerin hiçbir aşamada ifadelerini değiştirmedikleri, öğretmenlik şefkati ve mesleki tavrı ile uyuşmayan sanık davranışlarının 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesine göre değerlendirilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın olay tarihinde henüz her biri on iki yaşından küçük yaşlarda bulunan ve öğretmen olarak görev yaptığı okul öğrencileri olan mağdurelere yönelik olarak öğretmenleri olarak üzerlerindeki nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle değişik tarihlerde özel bölgelerine bakarak, “Canım, aşkım, seni seviyorum..” gibi sözlerle birden fazla kez yanaklarından öpmek, bellerine sarılmak, omuzlarından tutmak gibi değişik bahanelerle cinsel istismar kastıyla vücutlarına dokunmak suretiyle cinsel istismar eylemlerinde bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, sanığın savunmaları, mağdurelerin aşamalardaki tüm ifadeleri ile sanığın söz konusu eylemlerini sınıfta ders işlerken ve herkesin görebileceği şekilde yapmış olması dikkate alındığında mağdurelerin öğretmenleri olan sanık tarafından yapılmış olan hareketleri yanlış anlamış olabilecekleri, mağdurelerden …’ün annesi …’nin vicdanen rahatsız olduğuna ve sanığın bu şekilde bir şeyi yapmayacağına inandığına yönelik ifadesi, tanık …’nın ifadesi de dikkate alındığında mağdurelerin grup psikoloji ile hareket ederek birbirlerinden etkilenerek sanığı suçlayıcı beyanlarda bulunmuş olabilecekleri, aynı sınıfta öğrenim gören öğrencilerden tanıklar … … ve … …’in tanık olarak verdikleri beyanlarında, matematik öğretmenleri olan sanığın sınıf arkadaşları olan mağdurelere karşı herhangi bir olumsuz eylemi olmadığına dair verdikleri beyanları ile sanık savunmalarını doğruladıkları, sanığın diğer dosyalardan da hakkında beraat kararı verildiği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurelerin soyut ve çelişkili beyanları dışında başkaca delil bulunmadığı sanığın üzerine atılı suçun atfı cürümden öteye gitmediği, mevcut kuşkunun tam olarak izale olunamadığı, açıklanan sanık savunmasının aksinin tam olarak ispatlanamadığı, böyle bir durumun da sanık lehine yorumlanmasının gerektiği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair iddia dışında mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı gerekçesiyle hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 14.02.2020 tarihli, 2019/1043 Esas, 2020/407 Karar sayılı kararında katılan mağdure … ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.