Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12664 E. 2023/11237 K. 14.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12664
KARAR NO : 2023/11237
KARAR TARİHİ : 14.11.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1992 E., 2022/1132 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/369 E., 2021/123 K.

Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, dair karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalının istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı … Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 01.03.1995-01.03.2011 tarihleri arasında tarım bağ-kur sigortalısı ve 01.03.2011-01.03.2015 tarihleri arasında Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, 2001 yılından sonra basamak intibak sonucunda Esnaf Bağ-Kur’a yüksek primleri ödediğini 01.03.2015 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu ancak 536 TL’den daha az maaş bağlanarak emekli edildiğini, emsali sigortalıların daha yüksek maaş aldıklarını müvekkilinin hesap ekstresi incelendiğinde esnaf son basamağının 1. olduğunun görüldüğünü kurumca basamağın yanlış tespit edildiğini, en son 21.01.2015 tarihinde hizmet süresinin değişmesi gerekçe gösterilerek basamak fark borcu ve prim borcu adı altında tekrar tahakkuk ettirilen miktarın ödediğini, basamak intibakın zorunlu olduğunu kurum tarafından resen yapılması gerektiğini beyanla müvekkilinin aylık başlangıç tarihindeki net aylığının ek ödeme eklendikten sonra olması gereken gerçek basamağın tespiti ile alması gereken yaşlılık aylığı tespiti ve müvekkiline eksik ödenen maaşların yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet birleştirme işlemi 01.10.2008 tarihinden sonra yapılmakla ek 8 inci madde gereği basamak intibakında nazara alınamadığını Kurum işlemlerinin yasal olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kurumdan gelen 17.11.2020 tarihli cevabi yazıda “kurumumuzca bağlanan gelir ve aylıkların ödemeler sisteminde manyetik ortamda program aracılığı ile hesaplanması nedeni ile belirtilen şekilde manuel olarak aylık gelir hesabına imkan bulunmadığının” bildirildiği bu sebeple bilirkişi tarafından aylığın manuel olarak zaruretten hesaplandığı ve neticeten davacının Aralık 2017 aylığının 30 gün için 928,39 TL olduğu, ancak farkların prim ödemesini takip eden ay başı 01.02.2019 tarihinden itibaren davacıya ödenmesi gerekeceği, 01.12.2017-31.01.2019 tarihleri arası dönem fark ödemesi olamayacağı beyan edilmiş olmakla, oluşa, usul ve yasaya uygun denetime elverişli kabul edilerek, davacının 2926 sayılı yasa kapsamında sigortalılık basamaklarının tescilden 30.04.2005’e kadar 1. basamak, 01.05.2005’de 2. basamak, 10.05.2006’da 3. basamak, 01.05.2007’de 4. basamak, 01.05.2008’de 5 basamak kabul edilerek, davacıya belirlenen basamaklara esas 175.772.895 TL ağırlıklı ortalamaya göre 01.02.2019 tarihinden itibaren aylık bağlanması, buna göre davacıya 2017 Aralık aylığı ek ödeme hariç 928,39 TL esas alınarak ve sonraki yasal zamlar uygulanarak belirlenecek aylığın ödenmesi gerektiğinin tespitine dair hüküm kurulmuştur.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 01.03.2015 yılından itibaren emekli olmuş ise de basamak prim farkının Ocak 2019 tarihinde ödenmesi gerekçe gösterilerek belirlenen ağırlıklı ortalamaya göre 01.02.2019 tarihinden itibaren belirlenmiş aylıkların verilmesi şeklinde karar tesisinin hukuka uygun olmadığını, 01.09.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6385 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi ile sigortalılardan “geriye dönük basamak prim farkı tahsil edilemeyeceği” hususunda yasal düzenleme varken Yerel Mahkemece belirlenen hakkın tespiti ve hakkın iadesinin ilk tahsis anından itibaren şeklinde hüküm kurulması gerekmekte iken eksik olarak belirlemesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle Yerel Mahkemece verilen kararın belirtilen yönlerden kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile davacının talebinin, ek ödemeler ile birlikte davacının aylık başlangıç tarihindeki aylığının olması gereken gerçek basamağın tespiti ile gerçek alması gereken maaş miktarının tespiti ve eksik ödenen maaşlarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebi olduğu, dosyada alınan bilirkişi raporunda ise, önceki rapor ile bildirilen basamak değişikliğine ilişkin prim borcunun bildirildiğine veya bu borcun ödendiğine dair dosyada bilgi olmadığı, gerek yeni gerekse önceki raporda ise bu borcun ödenmesi için davacıya süre verilmesi ancak ödemeyi yapması halinde, ödemeyi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanmasının mümkün olabileceğini belirterek, Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sonuç olarak yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin hükümler de dahil olmak üzere Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı Kurum vekilleri, temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile davacının 01.03.2015 yılından itibaren emekli olmuş ise de basamak pirim farkının ocak 2019 tarihinde ödenmesi gerekçe gösterilerek belirlenen ağırlıklı ortalamaya göre 01.02.2019 tarihinden itibaren belirlenmiş aylıkların verilmesi şeklinde karar tesisinin hukuka uygun olmadığını, 01.09.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6385 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi ile sigortalılardan “geriye dönük basamak pirim farkı tahsil edilemeyeceği” hususunda yasal düzenleme varken yerel mahkemece belirlenen hakkın tespiti ve hakkın iadesinin ilk tahsis anından itibaren şeklinde hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı bakımından, bağlanan aylığın eksik ödenip ödenmediği ile bu nedenle davacının fark aylık alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Eldeki davada, 2006 yılında tescil edilen 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı nedeniyle 01.04.1995-28.02.2011 arasında kalan dönemdeki sigortalılığı ile 01.03.2011-03.02.2015 tarihleri arasında kalan dönemdeki 5510 sayılı Kanun’un 4-1-b bendi kapsamında sigortalılığının birleştirilmesi ile 12.02.2015 tarihli tahsis talebine dayalı olarak 01.03.2015 tarihinden itibaren davacıya aylık bağlandığı anlaşılmakta olup aylığın miktarına itiraz edildiği anlaşılmaktadır.

2.Uyuşmazlık, davacının, 5510 sayılı Kanun’un 4-1-b bendi kapsamında sigortalılığının öncesinde gerçekleşen 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılık sürelerinin ve basamaklarının, davacıya bağlanan aylığında nazara alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır.

3.5458 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 1479 sayılı Kanuna eklenen ve 01.04.2006 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 27 nci madde hükmünde, 1479 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescilleri yapılan sigortalıların 31.12.2007 tarihine kadar sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin tespitine ilişkin her türlü bilgi ve belgeleri Kuruma ibraz etmek zorunda oldukları, bu tarihten sonra bilgi ve belge ibraz edenlerin hizmet süreleri saklı kalmak kaydıyla, ibraz ettikleri bilgi ve belgelerin basamak tespiti ve geriye dönük prim hesabında dikkate alınmayacağı, anılan tarihe kadar söz konusu bilgi ve belgeleri Kuruma ibraz etmeyen sigortalıların Kurumda mevcut bilgi ve belgelere göre basamak tespitinin yapılarak ve geriye dönük prim borçlarının hesaplanacağı belirtilmiş, 5724 sayılı Kanun’un 28 nci maddesi ile bu maddedeki başvuru süresi 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihine kadar uzatılmıştır. Geçici 27 nci madde hükmünü göz önüne aldığımızda, 01.10.2008 tarihine kadar sigortalılar tarafından belgelerin ibraz edilmemesi halinde, geçmişteki farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi sigortalılık sürelerinin basamak tespiti ve geriye dönük prim hesabında dikkate alınmayacağı sonucuna varılmaktadır. Anılan maddede, “bilgi ve belgeleri Kuruma ibraz etmeyen sigortalıların Kurumda mevcut bilgi ve belgelere göre basamak tespiti yapılır ve geriye dönük prim borçları hesaplanır.” hükmüne yer verilmiş ise de, farklı sosyal güvenlik kurumlarının Geçici 27 nci maddenin yürürlüğünden sonra 20.05.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5502 sayılı Kanun ile birleştirilmiş olması ve bu hali ile Geçici 27 nci madde metninde geçen “Kurum” tabirinden 1479 ve 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalıları kapsayan Bağ-Kur’un anlaşılmasının gerektiği açık olup bu halde aynı Kurum bünyesinde bulunan 2926 ve 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalıların sigortalılık sürelerinin basamak intibakında değerlendirilmesi gerekmekte, farklı sosyal güvenlik kurumuna tabi sigortalılık sürelerinin (506, 5434, 2925 sayılı Kanunlar) ise geçici 27 nci maddenin yürürlük tarihi olan 01.04.2006 tarihine kadar Bağ-Kur kayıtlarına geçmiş olması yada anılan maddede öngörülen son başvuru tarihi olan 01.10.2008 tarihine kadar sigortalı tarafından Kuruma bildirilmiş olması halinde basamak intibakında değerlendirilmesi gerekmektedir.

4.Burada intibakı sınırlandıran 5510 sayılı Kanun’un Ek 8 nci maddesi hükmünü de göz önünde bulundurmak gerekir. 6385 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen ve 01.09.2013 tarihinde yürürlüğe giren, “1479 sayılı Kanun ve mülga 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalıların basamak tespiti” başlığını taşıyan Ek 8 inci maddede “1479 sayılı Kanun ve mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında 01.10.2008 tarihinden önce Kuruma kayıt ve tescili yapılan sigortalılardan, sigortalılık başlangıç veya bitiş tarihi değişenlerin daha önceden tespit edilmiş gelir basamakları ve bu basamakların yükselme tarihleri değiştirilmez. Bu sigortalılardan, tescil tarihi daha eski bir tarihe alınanların eski tescil tarihi ile yeni tescil tarihi arasındaki sigortalılık sürelerine ilişkin gelir basamağı, ilk defa tescil edildiği tarih itibarıyla seçtiği veya intibak ettirildiği basamak olarak kabul edilir. Bu sigortalıların diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında geçen hizmet süreleri basamak tespitinde dikkate alınmaz.” hükmü öngörülmüş olup anılan hükmün gerekçesinden de anlaşıldığı üzere intibak sonucu oluşan prim borcu nedeni ile af, tecil, taksitlendirme ve yapılandırma uygulamalarından yararlanan sigortalıların mağdur olmalarını engelleme amacı ile getirilmiştir.

5.Yukarıda zikredilen her iki Kanun maddesi birlikte değerlendirildiğinde ise 01.10.2008 tarihi sonrasında kesinleşen mahkeme kararı ve benzeri sebeplerle Kurum kayıtlarına geçen anılan tarih öncesi ve farklı kurum bünyesinde geçen sigortalılık sürelerinin basamak tespitinde nazara alınamayacağı sonucuna varılmaktadır.

6.Hal böyle olunca 5510 sayılı Kanun’un Ek 8 inci maddesinin yürürlük tarihi ve anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde, Kurumca, farklı sosyal güvenlik kanunlarına tabi sigortalılık süreleri intibak ettirilerek tescil basamağının belirlenmesi ve buna dayalı olarak basamak farkından doğan prim borcu tahakkuku işleminin yapılması gerekir.

7. Eldeki davada ise davacı bakımından geçmişteki sigortalılık süresinin de yukarıdaki açıklamalar ve her iki sigortalılığın da davalı Kurum bünyesinde olduğu hususu ile 5510 sayılı Kanun’un ek 8 inci maddesinin burada uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, buna göre 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın aylığında dikkate alınması gerekliliği ile, 01.03.2011 tarihi itibari ile yeniden sigortalılığın başlatıldığı aşamada, 2926 sayılı Kanun kapsamında en son bulunduğu 4 üncü basamak göz önüne alınarak, karşılığı prime esas kazancının belirlenmesi ile ödemesi gereken prim borcunun kurumdan sorularak tespit edilmesi, devamında ise 2011-2015 tarihleri arasında kalan dönem bakımından, davacıdan bu belirlemeye göre alınması gereken yapılandırma ve fark prim borcu, yine davalı Kurumdan sorulmak suretiyle tespit edilmesi ve gecikme zammı olmaksızın, bu tutar davacıya ödettirildikten sonra ödemeyi takip eden aybaşından itibaren aylığının yükseltilmesi sağlanmalı ve buna göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.